Beyefendi

Beyefendi

  • WpView
    LECTURAS 1,362
  • WpVote
    Votos 135
  • WpPart
    Partes 1
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación sáb, ene 30, 2021
Fatih Akın Seyitoğlu ~ Asiye Dalkıran ♦️ ♦️ ♦️ Asi, bencil ve agresif yaramaz küçük bir kız. Sıkıcı, olgun ve kibar, fazlasıyla kibar bir adam. * * * "Ne kadar sıkıcı bir adamsın ya. 80'lerden fırlamış gibi bir halin var. Sana baktıkça dünyam siyah beyaza dönüyor gibi. Sinir bozucu." "Peki siz hanımefendi, yaşınıza göre biraz fazla asi değil misiniz?" "Hah! Adım bile Asiye benim. İçinde 'asi' kelimesi var. Ne bekliyorsun ki, hamurumda bu var. Sen de hala bunaklar gibi takıl. Hanımefendi, hanımefendi papağan gibisin be!" "Haddimi aşmak istemem lakin bir yanlışınız var. Asiye kelimesinin asilikle bir alakası bulunmamaktadır. Asiye yaralı kadın demektir. Belki siz de kendi içinde yaralı bir kadın, ah pardon kızsınızdır. Kim bilir, bu agresif tavrınızın nedeni budur." "Al işte, bir hayat dersi veren dede modun eksikti. Ne yaralısı, gayet mükemmel bir hayatım var benim. Öyle kolay kolay üzemezler beni. Sen kendi hayatına bak Bay kibar." "Şayet beni kibar buluyorsanız iltifatınız için teşekkürlerimi sunarım. Ve affedin lütfen. Dediğiniz gibi sizin hayatınız beni ilgilendirmez." "Ha şunu bileydin! Benim hayatım seni ilgilendirmez." * * * Kim bilebilirdi ki kaderin ağlarının hayatlarını birleştireceğini? Hem de bu kadar farklı iki insanlarken. Kız mı büyüyecekti, adam mı çocuk olacaktı?
Todos los derechos reservados
#954
istanbul
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido