Dünden Kalma

Dünden Kalma

  • WpView
    Reads 43
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Oct 1, 2021
Benim adım Rafael. 1835 yılının soğuk bir kış mevsimiydi. İsyancılar Monarşi yönetime karşı ayaklanma çıkarsa bile askerler isyan çıkaranların başını bir bir ezmesini çok iyi biliyordu. Sokaklar adeta savaş alanına dönmüştü. Yoksulluk hatsafhadaydı. İnsanların açlıktan pis kokulu bir lağım faresini bile yediklerini görmüştüm. Ülkesel problemler dışında kişisel problemlerim vardı. Annem Alsatia'nın gençliğinde kendine önem vermemesinin cezasına bugünlerde hem annem hem ben hem de kız kardeşim tanıklık ediyorduk. Onun için doktor çağırmak ve ilaçlarına para vermek böyle bir devirde cidden de çok zordu. Bir de kız kardeşim az önce belirttiğim gibi Anna vardı. Babama geleceksek 1812 yılında çalıştığı fabrikada çıkan bir yangın yüzünden aramızdan ayrıldı. Annem o günlerde ek bir işte çalışıyordu. Fabrika sahibinin kovma tehditleri üzerine birkaç kez tecavüze uğramıştı ama akşam eve geldiğinde yüzündeki hüznü bize belirtmezdi. Uzun lafın kısası şu ki bu mücadele dolu iyimser ama aynı zamanda da çok acımasız hayatıma tanıklık etmenizi istiyorum. Bu hayatta yaşamda kalmamım tek sebebi okuduğum kitaplar ve kız kardeşim Anna'dır. Kitap okumanın önemini kavradığım için çok şanslı hissediyorum. Kitaplar olmasaydı büyük annemin eski iplerinden birinde kendimi sallandırabilirdim.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines