Dini kitaplar, destanlar, efsaneler ve hatta mitolojiler... Hepsinin insanın yaratılan tek varlık olmadığı konusunda ortak bir görüşü vardır, vardır da hep aynı türler etrafında döner konu. İnsanlar, melekler ve şeytanlar... Bu üç tür evrenin hakimiymişçesine anlatılır efsaneler. Hep insanın zaferiyle sonuçlanır destanlar. Şeytanlar, hep arabozucudur. Günahın melodisini damarlarınıza kazırlar. Meleklerse hep beyazı gören taraftadırlar, siyah lüzumsuz bir kirlilikten başka bir şey değildir onlar için. İradeleri özgür sanarız, lakin yanlış anlaşılma da burada başlar. Verilen tüm kararların ardında fısıldayan başka bir ses var. Şeytanın Tanrı'ya itaatsizliğinin ardında gizli bir ses... Meleklerin koşulsuz iyiliğinin ardında gizli bir öfke... Şeytanı yoldan çıkarıp meleği iyi yapan onların özgür iradesi miydi sanıyorsunuz? Öyleyse Promaja'ya hoş geldiniz. En gizli anılarınızı dinleyip zaaflarınızı öğreniyorlar. Hayatınız birden bire kötüye mi gitmeye başladı? Tek başınıza olduğunuzu sandığınız anlarda neler söylediniz, neler anlattınız kim bilir... Kime mi? Ah, asıl soru bu değil... Kimler olmalı. Onlar Promlialar. Evrenin zihnine girip damarlarında geziniyorlar. En karanlık anlarınızı körükleyip, kendinizi öldürmeniz için uğraşıyorlar. Amaçlarıysa yaptıklarından çok daha karanlık. Onlar dışlananlar, kimsenin görmediği, kenara bir çöp gibi atılanlar... Yıllar süren öfke yerini yepyeni bir şeye bırakıyor. Kendinizi hazırlayın. Onlar Promlialar ve şimdi, hiç olmadıkları kadar öfke dolu bir şekilde hakları olanı almaya geliyorlar.
Bir varmış, bir yokmuş...
Günün birinde upuzun bal rengi saçları olan güzeller güzeli bir kütüphaneci, sıradışı bir masal kitabı okumaktaymış.
Hayatı boyunca her daim yapayalnız olan bu kadın, masal kitabında tıpkı kendisi gibi yalnızlıktan ölen bir kadına öyle üzülmüş ki kitabın başında ağlaya ağlaya bitap olmuş.
Hüzünle masal kitabının eski sayfalarını çevirirken garip bir şeyi fark etmiş.
Okuduğu resimli kitapta hikâyesine kahrolduğu karakterin çizimi tıpkı kendi yüzüne benziyormuş.
Dehşet içinde kitabı kütüphane müdürüne götürmek için ayaklandığında üst raflardan kafasına düşen bir kitap, hayatını kaybetmesine neden olmuş.
Gözlerini kapatırken ölümün ani soğukluğu tarafından ele geçirilmiş.
Yeniden gözlerini açtığında ise okuduğu masal kitabı dışında hiçbir şey hatırlamıyormuş.
Ancak onu asıl şaşırtan, yapayalnız olduğu için üzüldüğü kadının bedeninde uyanmasıymış...
Vivara Thasisa'nın...