Dini kitaplar, destanlar, efsaneler ve hatta mitolojiler... Hepsinin insanın yaratılan tek varlık olmadığı konusunda ortak bir görüşü vardır, vardır da hep aynı türler etrafında döner konu. İnsanlar, melekler ve şeytanlar... Bu üç tür evrenin hakimiymişçesine anlatılır efsaneler. Hep insanın zaferiyle sonuçlanır destanlar. Şeytanlar, hep arabozucudur. Günahın melodisini damarlarınıza kazırlar. Meleklerse hep beyazı gören taraftadırlar, siyah lüzumsuz bir kirlilikten başka bir şey değildir onlar için. İradeleri özgür sanarız, lakin yanlış anlaşılma da burada başlar. Verilen tüm kararların ardında fısıldayan başka bir ses var. Şeytanın Tanrı'ya itaatsizliğinin ardında gizli bir ses... Meleklerin koşulsuz iyiliğinin ardında gizli bir öfke... Şeytanı yoldan çıkarıp meleği iyi yapan onların özgür iradesi miydi sanıyorsunuz? Öyleyse Promaja'ya hoş geldiniz. En gizli anılarınızı dinleyip zaaflarınızı öğreniyorlar. Hayatınız birden bire kötüye mi gitmeye başladı? Tek başınıza olduğunuzu sandığınız anlarda neler söylediniz, neler anlattınız kim bilir... Kime mi? Ah, asıl soru bu değil... Kimler olmalı. Onlar Promlialar. Evrenin zihnine girip damarlarında geziniyorlar. En karanlık anlarınızı körükleyip, kendinizi öldürmeniz için uğraşıyorlar. Amaçlarıysa yaptıklarından çok daha karanlık. Onlar dışlananlar, kimsenin görmediği, kenara bir çöp gibi atılanlar... Yıllar süren öfke yerini yepyeni bir şeye bırakıyor. Kendinizi hazırlayın. Onlar Promlialar ve şimdi, hiç olmadıkları kadar öfke dolu bir şekilde hakları olanı almaya geliyorlar.
İşin yorgunluğuyla yatağa uzanan Sofia, gözlerini kapattığı anda kendini bambaşka bir evrende bulur. Bu dünya; kasvetli gölgelerin ve nostaljik bir havanın hüküm sürdüğü karanlık bir diyardır. Sofia burada, bilinmeyen bir müziğin çağrısıyla dans ederken kaderini değiştirecek biriyle çarpışır: Kara Büyücü Lorenzo Blake.
Lorenzo, bu tehlikeli evrenin kurallarını bilen biridir. Sofia'nın buraya nasıl geldiğini anlamaya çalışırken, genç kadının sıradan bir rüyadan çok daha fazlasının içinde olduğunu fark eder.
Sofia, monoton,zorlu hayatına geri dönmenin mi yoksa karanlık diyarın ateşiyle dans etmeye devam etmenin mi daha tehlikeli olduğunu keşfetmek zorundadır.
(Hayali kurgudur benzerlikler
tesadüfidir.)