We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
TEL TOKA

TEL TOKA

  • WpView
    Reads 59
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 9
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jul 8, 2021
WpInfo
Fiction
Fantasy
Ateş bir kez tutuştuğunda, ilk kıvılcım dalgalandığında ardından felaketleri sürüklermiş. Büyü içine işlermiş, kaburgalarından sızıp kalbine sinermiş. Bilemezdim... İnanmazdım belki de. Şimdi kusursuzca işlenmiş bir suç kadar mükemmel, esaret kadar özgür, kir kadar duru bir gerçekliğin içindeyim. Çocukken uyumadan önce babam peri masalları anlatırdı bana. Hür çocukların hayal kurabildikleri peri masalları. Kabuslarımda gördüğüm korkunç canavarlardan beni canı pahasına koruyacağını söylerdi. Fısıldardı kulağıma; 'İyi olacaksın meleğim.' Büyüdükçe canavarlardan kurtulacağımı özgür bir yaşam süreceğimi sanırdım. İyi olacaksın demişti babam. Söz vermişti. Canım acımayacaktı artık. Kabuslarım benliğimi rahat bırakacaktı. Ancak babam hiç düşünmemişti. Ya o canavar bensem? Beni benden, kendinden, diğerlerinden nasıl koruyabilirdi ki? *** Büyü, gizemli varlıklar ve korku içermektedir. Esas olaylar onuncu bölümden sonra başlıyor. Sabredip hikayeme bir şans verir misiniz?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines