KOZ VE KÖZ +18

KOZ VE KÖZ +18

  • WpView
    Reads 1,238,938
  • WpVote
    Votes 39,901
  • WpPart
    Parts 59
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Apr 30, 2026
Dudakları bir boşlukta dudaklarımla birleştiğinde, bedenimi yükseltip ona tıpkı onun gibi karşılık verdim. Öpüşmek güzeldi, unutturuyordu bir şeyleri. Tutuşmuş dudaklarımızın kör bağını çözen o olduğunda, geri çekilip yeniden, karanlığın ortasında ışıldayan gözlerimin içine baktı. "Tüm bunları yarın sabah unutacaksın." Başımı hızla iki yana salladım, unutmayacaktım. "Unutmayacağım." Hafifçe güldü, onu ilk kez böyle görmüştüm. Ve işte o an, karşımdaki adamın ruhunda yanan ateşi cennet sandım. Çatılmış kaşlarının gizlediği gözleri, salondan içeri sızan zayıf rengârenk ışıkların altında tutkuyla parlarken, "Çok güzelsin..." dedi, sanki bunu kendisine de itiraf edermiş gibi. Dudaklarım hafif bir kıvrılmayla kasıldığında, ona söyleyecek hiçbir şeyim yoktu. Saniyeler içerisinde, benden onay dahi istemeden erkekliğini hızlı bir hareketle içime ittiğinde, canım o kadar yanmıştı ki, dudaklarımın arasından, canımın ne denli yandığını gösteren acı dolu bir feryat döküldü. Feryadımın ardından bir soluk süresi kadar duraksadı yalnızca. Hareketleri anbean hızlandığında ise, kendi kendine, nefes nefese mırıldanmaya başlamıştı. "Çok darsın ve bu mükemmel... Harikasın." Sözleri sonrasında, içimde ilk kez, ruhu her ne kadar karanlıklarda olsa da, kırılmış kanatlarıyla gökyüzündeki aydınlığa uçmayı düşleyebilecek kadar iyileşmiş bir kadının varlığını hissettim. İlk kez.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Her Aşk Ölümü Tadar
  • Gölge protokolü (+18)
  • ATEŞBAR
  • ŞAHLÂ(+18)
  • İLKİM
  • Tutkunun Bedeli
  • REVA
  • UYUMSUZ
  • Zorla evlilik mi? (DÜZENLENİYOR)
  • ASLAN'IN PENÇESİNDE

Güçlü olmak zorundaydım çünkü sevdiğim adamın ihanetini izlemiştim canlı canlı. Belki o gün orada yakasından tutup neden diye sormamıştım ama yıllar sonra sormadığım ihanetin hesabını böyle kitlemiştim ona. Ben de ona ihanet etmiştim. O benim bir zamanlar sırtımı yasladığım çınar ağacımdı, ona yaslanmayayım diye kökünden kesmişlerdi yıllar önce. Ondan kalan hep bir dal aramıştım tutunmak için ama o bana sadece kuru yapraklarını bırakmıştı. Kuruyan yapraklar ezilmeye mahkûmdu. . . . Bu kitapta yer alan olaylar, kişiler, mekânlar ve diyaloglar tamamen hayal ürünüdür. Gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek kişi, kurum, şehir veya yaşanmış olaylarla benzerlikler yalnızca tesadüftür. İlk yayın tarihi 17 Ocak 2025

More details
WpActionLinkContent Guidelines