"Sessiz kal."
"Sırrı sakla."
Şş.
"Kocanı öyle sevemezsin."
"Elini daha doğru bir oranla kaldır."
"Hiçbir şeye karışma."
"İnkar etme."
Bunlar bana bir kraliçe olarak dayatılan emirlerinden yalnızca birkaçıydı...
Ama ben bu emirlere karşı ne mi yaptım?
"Ah, ona sahip çık dedim! Sana kraliçeyi durdur dedim!"
"Çok güçlendi... Ne yapacağız?"
"Korkmalı mıyız?"
"Bu zamana kadar halkına oldukça nazik davrandı ama biz onun düşmanlarıyız. Gazabından kaçmalı mıyız?"
"Çocuğunu, kocasını kaçırmayacaktık! Annesine tuzak kurmayacaktık! Ürküyoruz..."
Duyduklarım dudağımın bir kenarının kıvrılmasına neden olmuştu. Cehenneme çevirdikleri hayatım için yalnızca adalet istiyordum.
Ben küçük bir kız çocuğuyken, ucube olarak görülmüştüm. Güçlerimi keşfedemediğime güvenen öz babam, onu bitirebilecek tek kişi olduğum için beni öldürmeye çalışmıştı.
Çocuğumu benden ayırmıştı.
Ama ben Kraliçe Valeria'ydım.
Kimseye boyun eğmez, bir düşmanıma da günyüzü göstermezdim.
Benim öfkemden sonra, olacaklardan sorumlu bulunacak hiç kimseyi bulamazdınız.
Çünkü onları yok edecektim.
"Bir şey söylemeyecek misin?"
Aidan'ın bunu demesiyle gözlerimi ona çevirdim. Gözleri kırmızıya dönmüştü.
Söyleyeceğim sözcüklerin harfleri birbirine karışmış gibiydi.
Korku ve şaşkınlıktan hareket dahi edemiyordum.
Ona baktım birkaç saniye.
İnanmayı reddetmiştim. Acaba ben de mi deliriyordum? Hayır, akıl sağlığım yerindeydi, yani umarım.
Konuşamadım. Dilim tutulmuş gibiydi. İnanmayı reddettiğim şey gerçekti. Karşımdaki adam bunu gösteriyordu.
Vampirler gerçekti.
***
Bir Vampirden Hamileyim!
Vampir içinde: #1
13 Ağustos 2017: #1
(Tamamlandı)