TUTSAK

TUTSAK

  • WpView
    Reads 1,306,480
  • WpVote
    Votes 37,401
  • WpPart
    Parts 56
WpMetadataReadComplete Thu, Aug 17, 2023
WpInfo
Fiction
Romance
"Benden seni özgür bırakıp gitmeni isteyeceksin ama bu mümkün değil" "Neden? Polise ihbar etmeyeceğim benden ne istiyorsun!" "Seni bırakamam bu zamana kadar işlerimde bir pürüz çıktığında hemen hallederdim. Ama ben kararımı sana bir şans vermekte kıldım." "Bana şans verip vermemeniz umurumda bile değil burdan hemen gitmek istiyorum neden zorluy.." "Kapa çeneni! beni anlamıyor musun sen! sana şans verdiğimi söyledim. Vermeseydim şuan yaşıyor olmazdın!" 'Bu adam ne diyordu böyle ne şansı ne istiyordu benden' "Benden ne istiyorsun ki şans verdin!" Oturduğu koltuktan kalkıp karşıma geçerken masasına yaslanıp, kollarını göğsünde bağladı. "Şu andan itibaren özgürlüğünü elinden almış bulunmaktayım. 'Ne diyordu bu herif' Yaslandığı yerden kalkıp aramızda az bir mesafe bıraktı öyle ki nefeslerimiz birbirine karışacak kadar. "Ölene kadar benim emrim altında senin için bir hapishane görevini üstlenen evimde Ben Ali Altınsoy'un yanında Benim bir tutsağım olarak yaşayacaksın!" Cover by: ig:@wattpadkapaktasarim💅
All Rights Reserved
#75
wattys
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • MİNEL
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • ALTINDAĞ MAHALLESİ
  • ALTIN KADEH
  • Sen ve Ben
  • LİNA
  • IŞIK | GERÇEK AİLEM
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines