UNUTULMUŞ HAYAT

UNUTULMUŞ HAYAT

  • WpView
    Reads 111
  • WpVote
    Votes 45
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jul 25, 2021
WpInfo
Fiction
Romance
"Neden ölen insanları yıldızlara benzetiyorlar biliyormusun?" Diye sordum yanımda uzanmış yıldızları izleyen adama.Bana bakmadan direk "neden?" Diye sordu. "Çünkü, her insan öldüğünde gökten bir yıldız kayar. Bu yüzden insanlar ve yıldızlar birlikte doğar ve birlikte ölürler." Dedim bunu niçin söylediğimi bence anlamıştı. Gökyüzüne bakan gözleri gözlerimi buldu. Biraz durduktan sonra cevap verdi. "Bence yanılıyorsun çünkü, insanlar öldüklerinde gökten bir yıldız olarak kaymazlar. Tam tersi gökyüzüne yıldız olarak düşerler. O yüzden senin için en parlak yıldız hangisiyse o senin ölen bir sevdiğindir." 17 yaşında Ankara da ailesiyle yaşayan genç bir kızdır. En büyük hayali İzmir de yaşamaktır. Bir gün babasının İzmir de bir iş kurmasıyla Arya hayalinin gerçekleştiğini sanır fakat annesi ve ablasının ölümüyle hayatı bir anda altüst olur. Arya ve babası birlikte İzmir'e taşınır fakat O ve babası asla eskisi gibi olamaz. Bir yandan Arya'nın en büyük hayali gerçekleşirken diğer yandan O'nu bu hayata getiren annesi ve en büyük destekçisi olan ablasını kaybettiği için Arya kendini suçlamaktan bir türlü alıkoyamaz. Arya annesi ve ablasının ölümünü kabullenip hayatına devam mı edecek yoksa onların ölümünden kendini suçlayıp sonsuza dek vicdan azabı mı çekecek?..
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines