Bana Öyle Bakma

Bana Öyle Bakma

  • WpView
    Reads 382
  • WpVote
    Votes 93
  • WpPart
    Parts 22
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 16, 2021
-Bu soruyu böyle çözebileceğine emin misin? Arkamdan gelen sesle irkildim, büyük ihtimal 12. sınıf olan inkar edemeyeceğim kadar yakışıklı olan biri sandalyeme doğru eğilmiş ukala ve çok bilmiş bir tavırla bana bakıyordu. Sinirlenmiştim kim tanımadığı birinin masasında durup çözdüğü sorulara bakardı ki? Sapık manyak. -Çözmeyi umuyorum ve sen kimsin -Daha formülünü doğru yazmamışsın yalnız Ah, evet fizik ve mükemmel formülleri... Soruma cevap vermediğini de fark etmiştim sapık olma ihtimali gidere artıyor. -Karıştırmışım çok fazla formül var doğrusunu yazar sonucu bulurum. Dikkatimi dağıttığın için çok sağ ol bu arada. Altta kalmak mı? Asla. -Tabii dikkatini dağıtmışımdır kesin, eğer söylemeseydim iki saat o soruyla cebelleşirdin -Sana yapardım diyorum şimdi gider misin başımdan? -Emin ol öyle bir şansım olsaydı kesinlikle giderdim Aa ne diyor be bu. Kütüphane. Okul çıkışı saati. Ve anlatılmaz yaşanır olan şu kalabalık, ve koskoca kütüphanede yalnızca benim yanımın boş olması en son kitaplarda gördüğüm bir tesadüf... -Tamam o zaman ama mümkün olduğu kadar uzağa git corona olmak istemiyorum Yüzünde pislik olduğunu gösteren bir sırıtış belirdi ama neyse ki dediğimi yaptı ve karşıma oturdu. Test kitaplarını çıkardığında şaşırmıştım, 12 sanmıştım ben bunu değilmiş... Aynı zamanda sapık da değilmiş, yani... Sanırım.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines