Yeni tanıştığınız biriyle yolculuğa çıkar mıydınız? Üstelik tehlikeli bir yolculuk!
Güneş, uzun yıllar çalıştıktan sonra kazanmayı başardığı üniversiteyi okumak için Ateş'le birlikte Fransa'ya gidecektir. Fakat onları takip eden birilerinin olduğundan haberi yok. Ateş, Güneş ve Ateş'in küçük kız kardeşi Buse hem yakalanmamak için çaba sarf ederken hem de gün geçtikçe birbirlerini daha iyi tanımaya başlarlar. Birlikte özgürce gezecekleri günleri hayal ederlerken başlarına hiç beklemedikleri şeyler gelir.
Bu hikâye, ölümden kaçarken diğer yarısını bulmuş olanların hikayesi.
Umudun, korkunun, acının, hüznün hikâyesi.
Kendi içindeki ışığı keşfetmek isteyenlerin hikâyesi...
''Güneş....''
''Ateş?''dedim merakla sözünü bitirmesini beklerken. Endişeli gözlerini gözlerimden kaçırarak derin bir nefes aldı.
''Ben Fransa'ya gitmiyorum.''diyince kaşlarımı çatarak ona baktım.
''Hayır hayır öyle değil. Fransa'ya gidiyorum ama....kaçıyorum.''
''N-ne demek kaçıyorum?''diye sordum tereddütle.
''Her şeyi anlatacağım merak etme.'' dedi iç çekerek.
İşte tam o ân benim hayatımın değiştiği ândı. Başıma geleceklerden, yaşayacaklarımdan habersiz Ateş'in açıklama yapmasını bekliyordum. Kafam o kadar karışmıştı ki kendimi rüzgârda başı boş bir şekilde uçuşan yapraklar gibi hissediyordum...
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."