YER VE GÖK
  • WpView
    OKUNANLAR 134
  • WpVote
    Oylar 11
  • WpPart
    Bölümler 2
WpMetadataReadYetişkinDevam ediyor
WpMetadataNoticeSon yayınlanan Çar, Ara 28, 2022
Sayısız kere aldığım sık nefesler yavaş yavaş düzelirken gözlerim far görmüş tavşan gibi açıldı. Gerisin geriye tekrardan mutfak masasına baktım. Emindim masanın üzerinde sadece sürahi ve cam bardak vardı. Emindim o toka az önce orda değildi. Nefes almam gittikçe zorlaşırken ayaklarıma komut verdim ve merdivenlere ordanda odama koştum. Ben koşarken tekrardan bir rüzgar benliğimi kaplamış artık gücümü sanki emmeye başlamıştı. Komidinin üzerinde boş bardaktan başka bir şey göremezken geri geri adımlamaya başladım. Ayağım halıya takılıp kafamı tahta parkeye çarpmadan ve bilincimi kaybetmeden önce kulağıma efsunlu bir ses geldi. "Artık zamanı geldi!" Daha sonra ise gözlerim yavaşça kapandı. Son hissettiğim vücudumun parkeden ayrılışı ve buz gibi kolların kucağına alışıydı. 🌼 "Ruhu bir bedende, hayaleti her yerde!" 🌼 Hayalet Ülkesine hoş geldiniz. Girişler vardır çıkışlar yoktur. 🌼 🌼🗝️🌼
Tüm hakları saklıdır
En büyük hikaye anlatıcılığı topluluğuna katılınKişiselleştirilmiş hikaye önerileri alın, favorilerinizi kütüphanenize kaydedin ve topluluğunuzu büyütmek için yorum yapın ve oy verin.
Illustration

Ayrıca sevebilecekleriniz

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Daha fazla bilgi
WpActionLinkİçerik Rehberi