Dilhun
  • WpView
    LECTURI 14
  • WpVote
    Voturi 2
  • WpPart
    Capitole 1
WpMetadataReadÎn curs de desfăşurare
WpMetadataNoticeUltima publicare vin, apr 2, 2021
Memleketinden kilometrelerce uzakta olan bir Kadın... Çocukluğundan beri iki farklı hayat yaşayan bir Adam... Büyük umutlarla geldiği ülkede kimsesiz tek başına kalan bu kadın asla geri memleketine dönemeyecek bir şekilde çamura saplanmıştı. Çamurun ortasında bulunan kara parçasına sığınmak zorunda bırakıldı. Dilini bile bilmediği bu ülkede tehlikeli bir yola girmiş bu kadın Ezo ve onun hakkında çevirilen oyunların hiçbirini bilmeyen bir adam Dağhan. Londra'nın en tehlikeli insanların birinin oğlu Dağhan çocukluğundan beri kimsesiz ömrü acılarla gözyaşlarıyla dolu bu adam karşısına çıkan bu kar tanesi gibi eşsiz kadınla ne yapacaktı ? Bu kişinin hikayesine Londra'nın sokakları barları evleri yolları caddeleri şahit olacak. Bu hikayede herkes suçlu iken herkes bir o kadar suçsuzdu. Kimin haklı kimin haksız olduğuna zaman karar verecekti.
Toate drepturile rezervate
#491
değişim
WpChevronRight
Alătură-te celei mai largi comunități de povestiri din lumePrimește recomandări personalizate de povești, salvează-ți favoritele în biblioteca ta și comentează și votează pentru a-ți dezvolta comunitatea.
Illustration

S-ar putea să-ți placă și

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Mai multe detalii
WpActionLinkLinii directoare referitoare la conținut