Story cover for ANDROFOBİ by AysenurrYolatt
ANDROFOBİ
  • WpView
    Membaca 62,462
  • WpVote
    Vote 4,380
  • WpPart
    Bab 20
  • WpView
    Membaca 62,462
  • WpVote
    Vote 4,380
  • WpPart
    Bab 20
Lengkap, Awal publikasi Apr 03, 2021
Dewasa
Beria Işık, çocukluğundan beri babasından gördüğü şiddet ve kısıtlamalardan ötürü psikolojik sorunlar yaşayan, sevgi ve şefkat dolu bir anaokulu öğretmenidir. Yaşadığı psikolojik sorunları dile getirmeye utanan genç öğretmen, psikoloğa gitmek istese de bunun ortaya çıkması durumunda mesleğinden uzaklaştırılacağını düşünüp psikoloğa gitmekten korkar. Tedavi olmak yerine, yaşadığı tüm sorunlarla birlikte kendine küçük, sessiz ve hüzün dolu bir hayat kurmayı tercih eder.

Beria'nın kurduğu bu hayatı, onun bütün korkularından oluşan, soğuk ve ters bir kişi tarafından yerle bir olur.  

 O kişi;  Azrail Kaner.   

 İsmi gibi bir adam. 

 Ve bu adamın kararmış kalbinde kurtarılmayı bekleyen kimsesiz bir çocuk. 

 Onları bir araya getiren kötü olaylar, birbirlerinin yaralarına dokunup sızlatmaya neden olurken oluşan tutkulu aşkın en büyük engeli; Androfobi'dir.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Daftar untuk menambahkan ANDROFOBİ ke perpustakaan kamu dan menerima pembaruan
atau
Panduan Muatan
anda mungkin juga menyukai
ASİ DENİZ [MAHALLE KURGUSU] (kitap düzenlemede!) oleh theirsaye
3 bab Bersambung Dewasa
Adını aldığı denizden daha sert, daha hırçın nasıl olabilirdi bir insan? İste Asi Dizdar tam olarak öyle biriydi. Annesi adını koyarken Karadeniz'in hırçın, dize gelmez dalgalarına bakarak koymuştu kızının ismini. Neşeliydi, hoyrattı ve biraz da deli. Ama mahalleli onun bu halini severdi. Adı gibiydi fakat neşeyle, mutlulukla, sevgiyle parlayan gözlere sahipti. Ta ki deniz gözlü, güneş saçlı annesini kaybedene kadar. Hayat Asi'ye, karanlık ve kasvetli Karadeniz havasının hakim olduğu on altıncı yaş gününün sabahında ilk darbesini attı. Aldığı ilk keskin darbe annesinin sonsuza kadar gidişiydi, ikinci ve en güçlü darbe ise çocukluğundan beri hep bambaşka gözlerle baktığı abisinin arkadaşının gidişiydi. Asi kalbine iki darbe aldı. İlkinde kalbi çatladı, ikincisinde ise paramparça oldu. Arık o sevgiyle ışıl ışıl parlayan gözleri Karadeniz'in ta kendisi oldu. Karanlık, kasvetli ve buz gibi. Ta ki seneler önce kalbinin paramparça olmasına neden olan o adam ansızın bir bahar günü çıkıp gelene kadar. Yirmili yaşlarında onu yalnızlığa terk eden o kahvenin en sevdiği tonu olan gözler bu sefer büyük bir tutkuyla ona bakıyordu. Sevda diyordu sevdiği adam, bu bakışa. Peki sarsılmış güvenine rağmen sevdiği adamın sözleri, gözleri ve sevgisi ne kadar gerçekçiydi? Büyük bilinmezlikler, ufak yanlış anlaşılmalar, oldukça kalabalık ortamlar, şen kahkahalar ve senelerce bastırılmış sevdalarla dolu bir mahallede Asi'yi neler bekliyordu? ⤜→ Karadeniz hırçın ama Asi ondan da hırçın. Ama ne derler bilirisiniz. Karadeniz'in hoyrat, hırçın, deli kızı Asi'nin sevdaya ve yaşamaya olan umudu bittiği yerde Ural Soner'in inadı başlar. Unutmayın burası Karadeniz. Sevdaluk olmasaydı, Karadeniz de olmazdı.
anda mungkin juga menyukai
Slide 1 of 10
ASİ DENİZ [MAHALLE KURGUSU] (kitap düzenlemede!) cover
AŞKIN İNTİKAMI cover
GEÇ KALDIN cover
Divane •Text• cover
HELEZON cover
ZAMANSIZ cover
LİMONLU KAHVE cover
NEVBAHAR cover
TAKINTI cover
KEŞFEDİLMEMİŞ (TAMAMLANDI) cover

ASİ DENİZ [MAHALLE KURGUSU] (kitap düzenlemede!)

3 bab Bersambung Dewasa

Adını aldığı denizden daha sert, daha hırçın nasıl olabilirdi bir insan? İste Asi Dizdar tam olarak öyle biriydi. Annesi adını koyarken Karadeniz'in hırçın, dize gelmez dalgalarına bakarak koymuştu kızının ismini. Neşeliydi, hoyrattı ve biraz da deli. Ama mahalleli onun bu halini severdi. Adı gibiydi fakat neşeyle, mutlulukla, sevgiyle parlayan gözlere sahipti. Ta ki deniz gözlü, güneş saçlı annesini kaybedene kadar. Hayat Asi'ye, karanlık ve kasvetli Karadeniz havasının hakim olduğu on altıncı yaş gününün sabahında ilk darbesini attı. Aldığı ilk keskin darbe annesinin sonsuza kadar gidişiydi, ikinci ve en güçlü darbe ise çocukluğundan beri hep bambaşka gözlerle baktığı abisinin arkadaşının gidişiydi. Asi kalbine iki darbe aldı. İlkinde kalbi çatladı, ikincisinde ise paramparça oldu. Arık o sevgiyle ışıl ışıl parlayan gözleri Karadeniz'in ta kendisi oldu. Karanlık, kasvetli ve buz gibi. Ta ki seneler önce kalbinin paramparça olmasına neden olan o adam ansızın bir bahar günü çıkıp gelene kadar. Yirmili yaşlarında onu yalnızlığa terk eden o kahvenin en sevdiği tonu olan gözler bu sefer büyük bir tutkuyla ona bakıyordu. Sevda diyordu sevdiği adam, bu bakışa. Peki sarsılmış güvenine rağmen sevdiği adamın sözleri, gözleri ve sevgisi ne kadar gerçekçiydi? Büyük bilinmezlikler, ufak yanlış anlaşılmalar, oldukça kalabalık ortamlar, şen kahkahalar ve senelerce bastırılmış sevdalarla dolu bir mahallede Asi'yi neler bekliyordu? ⤜→ Karadeniz hırçın ama Asi ondan da hırçın. Ama ne derler bilirisiniz. Karadeniz'in hoyrat, hırçın, deli kızı Asi'nin sevdaya ve yaşamaya olan umudu bittiği yerde Ural Soner'in inadı başlar. Unutmayın burası Karadeniz. Sevdaluk olmasaydı, Karadeniz de olmazdı.