A Tale Of Thousand Stars

A Tale Of Thousand Stars

  • WpView
    Reads 5,842
  • WpVote
    Votes 278
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jan 11, 2022
Tayland BL noveli A Tale Of Thousand Stars (1000 Yıldızın Hikayesi) çevirisidir. Gönüllü öğretmen Torfun, geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeder. Kalbi ise nakil bekleyen Tian'a verilir. Bir dizi günlük sayfasıyla Tian, onun hayatı hakkında bilgi edinir; sırlarını ve önemsediklerini. Şef Phupha'ya verdiği, onunla birlikte sayacağı binlerce yıldızın sözü de dahil. Tian, onun adımlarını takip ederek hayallerini gerçekleştirmeye karar verir. Yeni gönüllü öğretmen olan Tian, köy bölgesini koruyan askeri memur Şef Phupha ile arkadaş olmaya çalışacaktır. Yine de Phupha ondan uzak durur. Yavaş yavaş bu ikili birbirlerine yaklaşır ama Tian'ın kalp atışları hızlanır. Tıpkı kalbin eski sahibi gibi, ona aşık olmaya başlar. Ama savaşın ve tehlikenin ortasında, binlerce yıldız sözünü tutabilecekler midir? Yazar: Bacteria Türkçe Çeviri: OceanWind Bölüm Sayısı: 15 (685 sayfa)
All Rights Reserved
#12
military
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines