Hayday
  • WpView
    Reads 7
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Apr 13, 2021
Hayday, bu oyunu bilirsiniz. Yanlızlıktan sıkılmış insanların hayvanlarını besleyip bir şeyler ekerek ilerlediği saçma bir çiftlik oyunu. sude, minik ve güzel dekore edilmemiş odasında otururken bu oyuna başlar. Büyürken aynı zamanda yanlızlığı,levelleri ve yaşıda büyür.. bu hikaye saçma bir çiftlik hikayesinin yine saçma bir aşka dönüşmesinin hikayesi bu hikaye aşkı aramayı bırakanların, bıraktıkları anda bulma hikayesi bu hikaye belki de en güzelin saçma şeyler olduğunun hikayesi bu hikaye sıradan olmanın, farklı olmaktan çok daha zor olduğunun göstergesidir..iyi okumalar sude: bana birlikte denize gidelimmi diye sormuştun o gün farklı olduğumu ispatlayama çalışmak istemiştim. ona gece denizde yüzmek en büyük hobimdir demiştim. değildi.. gece dışarı çıkmam bile yasaktı. karşında kurduğum bu yalan dünyam ve farklı olma çabam ne kadar sürdü bilemem. özür dilerim sarp. Özür dilerim sana yalan bir hayal dünyası kurduğum için. Ben buyum.. Sana demiştim ya 48 kiloyum diye. Değilim 53 kiloyum ben. Ela gözlerim de yok hayır. Üzgünüm. hoşçakal.. sarp: hayır sude dur. lütfen konuşalım *free as a moonlight mahalleden ayrıldı*
All Rights Reserved
#677
oyun
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines