Kumsal'ın Deniz'i

Kumsal'ın Deniz'i

  • WpView
    Reads 64
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, May 24, 2021
WpInfo
Fiction
Romance
"Biz birbirimizi göremiyoruz bile..." Neyin içindeydim ben? Kalbim çarpıyor, sanki yerinden çıkıp gidecek benden. Gidicek alıp başını, ama nereye? Nereye kadar? Benden uzakta, bensiz nereye kadar? Durdurmalıydım artık belki de onu. "Bunca bozuk yollar mı bizi yıkacak?" Baktı bana. İçini döktü içime sanki. İçi içim oldu, gözleri gözlerim. Derdi derdimdi bunca zaman, şimdi yine aynıydı. Yine biz bizdik, huyumuz da değişmemişti. Ben benden gitmemiştim o da benden gitmemişti. Biz aynı yerde aynı insanlardık. "Bizi yakıp kavuran bu acı tuttu bizi...yıkmadı, yıkamadı da." Sessizliğin içinde beraberdik, beraberiz... Çukurun içine düştük beraber, çıkmadık, çıkmak istemedik. Kos koca boşluğa itildik, sustuk. Biz her zaman içimizden gelenleri yaptık. 18.04.2021 16:40
All Rights Reserved
#379
deniz
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines