Dünyanın en büyük yüküdür, aklı sende olmayanı kalbinde taşımak.
Yıldız - çocuklukta aldığı ağır travma sonrası ,aklı bir çocuk olarak kaldı . 20 yaşında olmasına rağmen aklı 11 yaşlı bir kızın aklı gibi .Bir abisi var .
Yiğit - şirkette çalışıyor . Tek çocuk . Yiğit Londra'da okul bitirmiş ,yakışıklı delikanlıdır .
*****************************
Lütfen kalbim sevme onu , lütfen . Ben seni sevemem ,ben hiç sana layık biri değilim güzel gözlüm . Diyodum hep kendi kendime , ama işte kalp söz geçiremiyorsunki .Seviyor bir şey diyemiyorsun sadece seviyorsun . Onun için yaşıyorsun.
Belkide sen iyileşince beni boşarsın ve yeni hayata başlarsın . Belki beni arkanda bi yanlış misali bırakırsın . Ama bu senin için çok güzel bir şey . Yeni hayat kurarsın gönlünce , artık yeni hayatında hiç bir mecburiyete izin vermezsin . Ben ise belki iş gezisine çıkarım . Ve ya iş gezisi bahanesi ile buralardan uzaklaşırım. Senden uzaklaşırım ama aşkından ,sevgimden asla .Ama ne kadar senden uzaklaşsam da kalbim hep burda senin yanında . Seni çok seviyorum . Yatağın başında oturmuş ve saçlarını okşuyordum . Uyuyordu çok, güzel uyuyordu . Yatığın üstüne dökülmüş ipek saçlarına buse kondurdum .Güneş ışığı uzun kipriklerinin gölgesini yüzüne yansıtıyordu . Teni ,gözleri ,yüz hatlarını aklıma kazımıştım. Biliyordum bi gün ondan ayrılacağım . Ondan uzaklaşacağım .Ben yüzünün her milimini izlerken kafama kazırken o yavaşça gözlerini açtı
" Abii " gülümsüyordu . Gülsmserken bende istemeden gülümsedim .
"Efendim " dedim . Hangi seven sevdiği kadının ona abi demesine katlanır . İşte ben onun bana abi demesine katlanıcak kadar çok seviyorum . Bence aşık adam gerçekten seven adam sevdiğinin iyi ,kötü ,hasta her halinde sevdiğini bırakmamalı. Keşke sen bana hep abi desen ve böyle saf ,kusursuz muazzam ka
Dudaklarıma bir buse kondururken "seni seviyorum,ama biraz acı cekmen gerekiyor"
Ben iki yıldır acı çekiyorum,bu ne ki? Boxerini çıkarırken onu izliyordum. Bir yere gelince utanman da kalmıyordu bu adamın yanında. Alışık olduğum şeylerdi. Bir adamın sevmediğin halde her zerresini biliyorsanız buna bir bok denmezdi!
Kalın ve damarlı penisini çıkarıp birkaç defa okşadı. Bunu yaparken gözlerimin içine bakıyordu.
"Hazır mısın?"
Hazır mıyım? Ben çocuk doğurmaya hazır değilim. Ben anne olmaya hazır değilim. Lanet olası hapı yanıma almamıştım! Ayrıca aklıma nereden gelebilirdi ki dağ başında kocamla sevişeceğimiz?
Erkekliğini girişime yerleştirirken birden içime itti. "Ahh!" Tırnaklarımı kollarına geçirdim. İçimde hareket etmeye başladı. Bacaklarımı beline doladım, topuklarım kalçalarına değiyordu. Omuzlarına sıkıca tutundum. Terden ıslanmış Saçlarımı gözümün önüne düşerken tek eliyle geriye attı.
"Kartal!"
"Sikeyim! Seni o kadar özlemişim ki!"
"Ahh! Yavaşla!"
"Hayır bebeğim,bu gece sadece benim istediğim olacak"
Omuzlarına tırnaklarımı geçirirken odadaki tek ses tenin,tene çarpma sesleri,ve kısılan sesimden çıkan inlemelerimdi. Sonuna kadar soktuğu aletiyle hayalarının kadınlığıma çarptığını hissedebiliyordum.