Akalipto

Akalipto

  • WpView
    Membaca 55,473
  • WpVote
    Vote 4,764
  • WpPart
    Bab 30
WpMetadataReadDewasaBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sab, Agt 19, 2023
Eğer dünyamı tanımlamam gerekseydi onu birkaç eşsiz parçaya bölerdim. Her birine ayrı sanrılar ve sancılar ekleyerek yok etmek istediğimi anlatırdım. İnsanları, büyücüleri, kadimleri ve asilleri bir kenara ayırır; büyülü yaratıkların tamamına aslında çektirmek istediğimden çok daha büyük bir azap çektirirdim. İşlerin karışık olduğunu söylemeliyim. Bir kurt bana bağlanırken ben babam yetmez gibi aşık olmaktan da kaçıyordum. Saraydan gelen görevlerle birlikte biricik veliahdımızla uğraşırken bir de sürünün dertleri beni buluyordu. Ancak bu talihsiz kurtların çok da şanssız olmadıkları belliydi: Çünkü fark ettiyseniz nefret ettiğim tüm ırkları sıralarken kurtadamları katmamıştım. Aslında... Onlarla ilk kez tanışıyordum. Şimdi başa alıyorum. Eğer Akalipto'da benim gibi kaçak bir asilseniz, olmayın.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan