"Aşkın tarifi yapsana şef!"
O çekik gözleri, kısıldı. Keskin geçişleri olan yüzü sinirden kasılırken, bundan zevk almıştım.
Onu sinir etmek; bütün terapi, meditasyon veya spordan daha eğlenceli geliyordu bana.
"Bence biz direk evlenmeliyiz hı ne dersin?" Deyip, önünde çırpmaya devam ettiği ve benim cümlem ile hareketi kestiği kâseye parmağımı daldırıp çikolatalı sostan parmağım ile aldım. Ardından işaret parmağımı gözlerinin içine bakarak ağzımdan içeri sokup yaladım.
Sert ifadesi yerli yerinde dururken, üzerime doğru eğildi. İşte bu kadar! Gel bana Şef. . .
"Düzenli olarak yaşadığım düzensiz bir hayatım var. Ama hayatımda sana ihtiyacım yok! "dedi. Bilmiyor ki karanlığının ışığı benim. Ama Öğrenecek, ya seve seve yada...
All Rights Reserved