"Uyuyor musun?"
"Evet."
"O zaman hiç rahatsız etmeyeyim."
"Aa, uyumuyormuşum. Bende yeni farkettim."
"Uyuyamıyorum."
"Nedenmiş o?"
"Çünkü aklımdan çıkaramadığım şeyler var ve düşünmeden duramıyorum. Düşündükçe de uyuyamıyorum. "
"Beni bu kadar kafana takmamalısın Melisa'cım, biliyorum çok yakışıklıyım filan da uyku da önemli sonuçta. Şimdi uyu sabah düşünürsün."
"Sana boşuna Egosu Üretim Hatalı demiyorum. Yanlışlıkla birazcık (!) büyük üretilmiş. Normal bir insanın 'S' ise senin ki 'XXL' filan."
"Ne güzel, eksiğim yok fazlam var işte."
****************************
Kimi insanlar derler ya hani,
"Yalanın rengi olmaz!"
Başak'ın yalanın rengi vardı işte. Onun yalanı pembe dahi olamayacak kadar masumdu.
Sevdiği kişi onu Melisa olarak bilse de, Başak ve Can'ın hikayesi küçük bir yalan üzerine kuruluydu. O küçük yalan çığ gibi büyüyüp Başak'ı ezecek miydi? Yoksa sevdiği adamı ondan mı alacaktı? Başak için sevdiği adamı kaybetmekle çığ altında kalmanın bir farkı yoktu ki!
0562****: kopyam işe yaradı mı
kardelen: sen kimsin
0562****: bu vefasızlığın kaçıncı seviyesi?
0562****: hani matamatik dersinden kalma diye yardım ettim bu sabah?
kardelen: yanlış hatırlamıyorsam kağıdı sınavda bir anda benden alıp çözdün
kanayan kalpler; acı vermez, öldürür.
kırık kalp serisi birinci kitaptır.