Cyber War 2055: Cyber Polygon (Sezon 1)

Cyber War 2055: Cyber Polygon (Sezon 1)

  • WpView
    Reads 13
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, May 7, 2021
Yıl 2055, Seoul Güney Kore Dünyayın dijitalleşmesi ile birlikte Cybersuçlarda artmıştı, ve hükümet kontrolü kaybetmek üzereydi. Cybersuçların oranı, normal suçların oranına dahil daha yüksekti. Dijitalleşmiş bir dünyada, normal suçların işlenmesi biraz garip olurdu değil mi? Evet bendece garip olurdu,demek istediğim şu: Hükümetin kontollü kaybetiği noktada biz devreye giriyoruz. Şimdi bizim kim olduğumuzu merak ediyorsunuzdur? Biz Cyber Güvenlik Ajansı U2yiz, ve bizim görevimiz,hükümetin bilgierini korumak ve Cybersaldırıları önlemekti. Amam bu sefer farklı bir tehdit ile karşı karşıya kalmıştık,bilinmeyen bir düşman Skynet veritabanına sızmaya çalışmış ama Ajanlarımız sayesinde ber taraf edilmişti. Bu Düşmanın amacı neydi? Ve daha önemlisi, bu bilenmeyen düşman kimdi? Bu her kimse diğer Hackerlardan zekiydi ve hiç kimseye benzemiyordu.
All Rights Reserved
#35
btob
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Albay Kızı
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • On Üçüncü Pay
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • YAPAY KALP +21
  • Vortaris
  • DUHUL
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines