Story cover for THE MISSING by ludoviicca
THE MISSING
  • WpView
    Reads 333
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 5
  • WpView
    Reads 333
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 5
Ongoing, First published May 13, 2021
"O gece, neden öldürdün onu?" diye, sordum. Belki de söylemek istemiyordu. Zorlamanın anlamı yoktu. 

Odadan çıkmak üzere arkamı dönmüştüm ki, kolumdan tutup beni kendine çekti. Sıcak nefesi kulağımı okşarken, onu bu kadar yakınımda hissetmeyi ne kadar sevdiğimi fark ettim. Bedenini bana yasladı ve kollarını vücuduma doladı. Sanki gitmemden korkuyor gibiydi. 

"İnan bana, yapmak zorundaydım." dedi. Kollarımı beline doladım ve cevap verdim, "Sana inanıyorum. Mecbur olduğunu biliyordum zaten. Sadece senden duymak istedim." demiştim. 


****

Hikayemin gerçek kurum ve kuruluşlarla ilgisi yoktur, tamamen hayal ürünüdür.
All Rights Reserved
Sign up to add THE MISSING to your library and receive updates
or
#791sürükleyici
Content Guidelines
You may also like
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
43 parts Ongoing
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
İKİ AİLE ARASINDA | Gerçek Ailem  by umudun_rengi00
54 parts Complete
Kadına baktım. Baya afetti, fıstık gibi daş daş. Bu adam, kadını nasıl tavlamış acaba? "Ne bakıp duruyorsun karıma" diye konuşan dayıya baktığımda kaşlarımı kaldırdım "Çok dikkatimi çekti" dedim, geri durmadan. "Eşref saatinde mi tavladınız? Nasıl baktı size söyleyin de biz de bir şeyler kapalım" söylediğim şeyden sonra kadın gülümseyerek bana baktı, abimse dirseğiyle kolumu dürtüyordu. Oflayarak abime baktım, dayı da kaşlarını çatmış bana bakıyordu ama umrumda değildi "ne var abi yalan mı söyleyeyim ne dürtüp duruyorsun!" Abim anında renkten renge girerken sarışın afet kahkahayı bastı. "Ay ne güzel gülüyor," yanındaki kasıntı adama döndüm "bir de sen gül bakalım dayı, yanına yakışacak mısın?" bu dediğim şeyden sonra kadın, kocasının koluna alnını yaslayıp gülmeye devam etti "Dayı diyip durma bana, teyze" Anında afalladım "teyze kim lan" şaşkınlıkla kendimi gösterdim "bana mı teyze dedi o dayı?" "Hâlâ dayı diyor!" "Seninle uğraşamayacağım" "İsabet olur" Dik dik ona baktım. "Çok gıcıksın" "Sen daha gıcıksın ve karıma bakmayı kes!" Sarışın kadın şaşkınlıkla adama döndüğünde "pes artık" dedi "inanamıyorum Miran! Çocuk sayılır o!" "Ama hayatım alacaklı gibi bakıyor?" "Belki de gelecekliyimdir" herkes bana döndü "Of hadi ama! Hani pozitif falan olursa diye şaka yaptım" "Ok" dedi, adam Gece, daha dünyaya gözlerini açtığı anda hayattan koparılmış bir çocuktu; doğduğu gün hastanede bilinçli bir şekilde başka bir aileye verilerek hiç bilmediği bir oyunun içine sürüklenmiş, hiç ait olmadığı bir ailenin yanında büyümek zorunda bırakılmıştı. Onu yalnızca kendi hırslarının gölgesinde büyütmüşlerdi Bu, sadece kayıp bir kızın hikâyesi değil... Bu, yeniden doğan bir Gece'nin hikâyesi... ✔️ Güç hırsıyla oynanan bütün oyunlar kanlıdır.
You may also like
Slide 1 of 10
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
İKİ AİLE ARASINDA | Gerçek Ailem  cover
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) cover
züppe | texting cover
DENİZİN GÖZYAŞI | Yarı Texting cover
RUSKOLİK +18 cover
Mafyaymısmıs cover
Serseri //yarı texting// cover
GELİNİN KIZ KARDEŞİ|TEXTİNG cover
Mahi | bxb cover

CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....

43 parts Ongoing

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.