ELEMENTUM TERRA

ELEMENTUM TERRA

  • WpView
    Reads 260
  • WpVote
    Votes 60
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, May 18, 2021
Terra, bir doğa harikası! Uçsuz bucaksız dağlarda yaşayan ve Terra taşlarının enerjisiyle farklı yeteneklerle doğan insanlara yuva oluyor. Terra'da halkı ihtiyaçlarını karşılamak için vadilerinden uzaklaştıkça ve demirden duvarlara yaklaştıkça timor adı verilen yaratıklarla savaşmak zorunda kalıyor. Gece çöktüğünde halktan insanlar kaybolmaya başlıyor... Luana Loyce, Terra'da büyüyen normal bir kızdır. Yaşını doldurup sürece girmek için bekleyen Luana, 8 yaşındayken şifacı olan annesinin ortadan kaybolmasıyla birlikte meydanda bir patlama yaşar. Taşlardan onay almadan enerjisini ortaya çıkaran Luana halkı tarafından lanetli olarak anılmaktadır. Timorlar kimin için çalışıyor? İnsanlar nereye kayboluyor? Terra'nın etrafında yaşam var mı? Demir duvarlar neyi gizliyor? Bambaşka bir evrene giriş yapın ve Terra halkından biri olun. Hepsinin cevabı için kitabımı okumayı ve oy vermeyi unutmayın. :)
All Rights Reserved
#395
uzay
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines