Güzgü
  • WpView
    Reads 26
  • WpVote
    Votes 6
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jul 2, 2023
Öyle bir mesafe vardı ki aramızda. Aynı ülkede yaşıyorduk evet. Ancak o bir köşesinde ben bir köşesinde. Aynı ülkede yaşıyorduk fakat benim manikürlü ellerimde kalem kağıt varken onun nasırlı ellerinde tüfek vardı. Ben şapka takardım başıma o miğfer. En büyük mesafemiz de tam 46 sene vardı aramızda. Ben mi gelecekten bakıyordum ona? O mu geçmişten görünüyordu bana? Hangisiydi gerçek olan? Zaman ve mantık kavramının yitirdiği akıl karı olmayan bir durumun içinde ikimizde şok olmuş gözlerle bakıyorduk birbirimize? Aynı anda nefes alıyorduk aynı anda atıyordu kalplerimiz. Ama mümkün müydü böyle bir şey? Şu soğuk camdan yapılmış aynayı yarıp geçerek, dokunabilir miydim parmak uçlarımla yaralı bedenine. Kalbim aşabilecek miydi yarım asırlık mesafemizi?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • Albay Kızı
  • On Üçüncü Pay
  • DUHUL
  • YAPAY KALP +21
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Vortaris
  • Asena deniz (gerçek ailem)

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines