Arabayı park eden orhun,arabanın kapısını açıp içinden çıktı,topluluğun olduğu yere yönlenecekken duyduğu tız hıçkırık seslerinin geldiği yere döndü, mezarın kenarında oturan uzun saçlı,küpeli zarif biriydi,bakışlarını yüzüne çevirdiğinde göz göze gelmişlerdi,onun yeşil kızarmış gözleri,öylece kalakaldı kızarık burnu,hem şümüklüydü de!
Sürekli burnunu çekip duruyordu,yaladığı şişmiş dudaklarına baktı,ah o titriyordu,
O üşüyordu!
Yanına hızla adımladı,gelmesinden irkilen beden gerildi,tam önünde durduğunda öylece bakışmaya devam ediyorlardı.
Cesaret bulan orhun deri ceketi çıkarttı,sertçe ona uzattı,etkilendiği için ne yapacağını bilmiyor savsaklıyordu.
-'Al bunu üşümezsin,şu topluluğun olduğu tarafta olacağım,bana getirirsin gideceğin vakit!'
•Orhun zarif çocuğun gözlerine tekrar baktı,silkelenip hızla yanından ayrıldı.
•Şaşkınca ağzını açacakken hızla uzaklaşmıştı,öylece arkasından bakıp elindeki deri ceketi üstüne geçirdi,kalbi çok hızlı atıyordu,elini kalbinin olduğu yere koydu,derin bir nefes aldı onun kokusunu solumuştu,garipsedi iyice sarındı cekete.
All Rights Reserved