"Şemsiyeni unuttun!" dedin öksürerek.
"Boş ver!" dedim. "Şemsiyem bugün sana evine kadar eşlik etsin."
"Peki ya sen." dedin. "Islanmaktan nefret edersin."
"Ama yağmur yağıyor." dedim bakışlarımı kapının camından dışarı çevirerek.
"Ve yağmurlar ıslanalım diyedir."
***
Nasıl kelimelere dökebilirim ki iki dudağının arasından çıkan cümlelerin bende yarattığı etkiyi. Bilirsin edebiyat yapmak, cümleleri dolandırmak uzmanlık alanımdır. Belki de bilmezsin, çoktan unuttun ama yine de söyleyeyim. Ben ne ıslak saçlarına, ne mavi gözlerine, ne fotoğraf çekerkenki tavrına...
Ben ilk sesine aşık olmuştum.
All Rights Reserved