Şeqillü şüqüllü açıklama yazma vakti gelmiş.
-
Gökyüzünün öfkesidir fırtına... Aciz toprağı yıldırımlarıyla yargılar.
Bulutların hareketi haber verir. Rüzgar uyarır insanları. Yağmur başlangıcı bildirir. Kara bulutlar göründüğünde, sessizlik bozulacaktır. Fırtınanın habercileri, göklerdeki gücün elçileridir.
Ben, fırtınayı anlıyorum. Bu güç bana Gerçek Miras'ın bir getirisi değil. Fırtına ve ben, artık biriz. Ben, Fırtına Habercisi Varisi'yim.
-
Serinin ilk 12 cildine profilimdeki ilk kitaptan ulaşabilirsiniz. Mathias serisi sonradan açılan bir seridir. Başların sakin olması hevesinizi kırmasın. Her cilt, kendi içinde başlar, gelişir ve biter. Her cildin konusu farklıdır. Bir şans verirseniz, pişman olmazsınız.
BU BİR KURGU ESERİDİR. KİŞİLER, MEKANLAR VE GERİ KALAN ŞEYLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR.
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır.
Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır.
Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir.
Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım.
Düştüğün an esirsin.
Ben de esirim artık,
Hem Karadenize hem bir çift ela göze...