15 parts Ongoing "Sadece yemek yiyecektim."
O restorana ilk adımımı atarken ne aşk, ne gizem, ne de geçmişin karanlık dehlizleri vardı aklımda.
Ama sonra o geldi.
Karan.
Garson çocuk.
Sessizdi, ama gözleri anlatıyordu.
Ve ben, her siparişimde biraz daha karıştım ona.
"Bu sadece bir tatlı mı?"
"Hayır," dedi, gözlerime bakarak. "Bu akşam seni biraz daha tanımamın bahanesi."
Önce basit geldi her şey.
Ama sonra...
Her bakışı, sanki daha önce kaybettiğim bir şeyi hatırlatıyordu bana.
Ve her sözü, daha önce kimsenin dokunmadığı bir yerime değiyordu.
Sakladığı bir şey var.
Kendimden bile gizlediğim bir şeyin yankısı gibi.
Ama biliyorum...
Bazen bir yabancının gözlerinde, en çok kendini görür insan.
Ve en çok ondan korkar.
Ya da en çok ona tutulur.