"Çok inatsın" Alp bunu dediğinde ona baktım.
"Değilim." İnatçı değilim, nereden çıkarıyordu ki inatçı olduğumu?
"Öyle mi dersin Nehir?" Alp bir kez daha inatçı biri olduğumu savunurken hiç düşünmeden hızlıca ona döndüm, ama bir yalnışlık vardı. Alp şuan dibimdeydi.. Bunu nasıl düşünmedim..
"Ne oldu dondun kaldın Nehir?" Hızlıca önüme döndüm, şuan utançtan kıpkırmızı olduğumu söyleyebilirim, ama neden?
Neden ona yakınken böyle hissediyorum? veya yanında değilken sanki onu görmek istiyorum..?
Düşündüğüm şey olduğunu sanmıyorum..? O çok karanlıktı.. çok içine kapanıktı. Ben sevsem bile o sevmezdi, ben de korktuğum şeyin başıma gelmesini istemiyordum. İkimiz de yeterince acı çekiyorduk zaten..
-Bunu derken kararlıydım ama korktuğum şey başıma gelmişti..-
---------------------------------
Bu ilk kitap yazma deneyimim.. İstediğiniz gibi bir şey çıkaramassam çok özür dilerim :(
İyi okumalar:)
Tous Droits Réservés