BALIM GURME

BALIM GURME

  • WpView
    Reads 172
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Sep 4, 2021
WpInfo
Fiction
Romance
"Ama gözlerin çok yorgun bakıyor. Dinlenmek ister misin?" Fazla söze gerek yoktu. Çünkü haklıydı. "İsterim." diye mırıldandım. Geriye yaslandı. "Gel." diye çağırmasına rağmen omzumdan destek vererek kendine çekti. Kendimi gevşemiş gibi hissederken kafamı göğsü ile omzu arasında bir yere yasladım. Rahatladığımı hissederken titrek kirpiklerimin arasından bir damla sızdı. Parmak uçlarımla onu silerken kolları arasında ısınmaya başladığımı hissettim. O sıra çenesine hafifçe kafamın üstüne yasladı. "Ağlayabilirsin Yasemin." "İstemiyorum." diye kısık sesle konuşurken göz yaşlarım yavaşça akmaya başladılar. "Ömür!" diye isyan ederken sesim incelmişti. * * * "Burada sarı, kıvırcık saçlı küçük bir kız vardı. Gördünüz mü?" Ömür'ün yanımızdan geçen adamı durdurup soru sormasıyla adam birkaç saniye bizi izledi. Öyle sorarsan bilmez tabi adam. "Ördek gibi koşuyor aslında." Araya girmemle Ömür'ün bakışları bana döndü. Upps! Gergin bakışlar. Nazlı babacık, hoş geldin. İki eli belinde, üstelik sıcak havanın etkisiyle kızaran teniyle kızarmış tavuğa benzetsem de sinirli bakışları etrafı izlemem için yeterli sebepti. Aramızdaki bu sessizliği, durdurduğumuz adam bozana kadar gülmek gibi bir düşüncem yoktu asla. "Gördüm galiba o kızı." * * * Bir adet Ömür, bir adet Yasemin. Birbirine zıt iki karakter, ne kadar yakın olabilir?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines