'Sana inanamıyorum derin. Nasıl beni sevebilirsin? Biz arkadaşız unuttum mu? Arkadaşlar birbirlerine aşık olur mu? Kendine gel, bu sen değilsin. '
Bu kadarı çok fazlaydı ama.. Üzerime çok gelmiyor muydu? Daha fazla beni ezmesine göz yumamam.
' Ne bekliyorsun Buğra? Senden özür dilememi mi? Seni sevdiğim için senden özür dilemeyeceğim. Sana bunun kötü bir eşek şakası olduğunu söylemek isterdim ama maalesef bu gerçek.' Bir şeyler söylemek için ağzını açıyordu ki konuşmaya devam ettim:
'Hiç kimse seveceği kişiyi kendi seçmiyor Buğra. Bu da tamamen elimde olmayan bir şey değil.Tamam, ben daha önce de sevdim ama ilk defa aşık oldum.'
Ağzı açık bir şekilde beni dinliyordu. Yüzünde hiç beklemediğim bir ifade vardı: HAYAL KIRIKLIĞI
'Derin bende seni seviyorum ama sevgim daha çok.... bir arkadaş, dost, kardeş gibi.... Üzgünüm.'
Arkamı dönüp yürümeye başladım. Her kelimesi kalbime bıçak gibi saplanıyordu. Daha fazla dinlemek istemiyordum.
'Ben seni sevmiyorum Derin. Sevmeyeceğim de.....
Todos los derechos reservados