Pera Müzesi Blog, Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) işbirliğiyle, "Gece Yarısı Korku Hikâyeleri" isimli yeni ve tüyler ürpertici bir hikâye dizisi sunuyor. FABİSAD üyesi yazarların Pera Müzesi'nin Mario Prassinos: Bir Sanatçının İzinde, İstanbul-Paris-İstanbul sergisindeki eserlerden ilhamla yazdıkları korku hikâyeleri sergi boyunca yayınlanacak. Gece yarısı tam 00:00'da yayınlanan serinin dördüncü hikâyesi "Ay Havuzu" Işın Beril Tetik'e ait!Yeryüzünün etinde biten dikenler gibi hüzünle uzanır göğe, yas tutan serviler.Ela bir yıl önce, yedi dakikalığına ölmüştü. Küçük kardeşinin parktaki kum havuzunun içinde neşeyle oyun oynayışını seyrederken gelmişti ölüm ona. Tüm dünyasını bembeyaz yakıcı bir ışıkla kaplayan ani bir ışıma, bir canavarın kükreyişini andıran zalim bir gümbürtü... Bedeni, bez bir bebek gibi oturduğu banktan havalanıp kum havuzun ılık kumlarına çarptığında, o şiddetle ruhunun bir anlığına bedeninin dışına zıpladığını düşünmüştü. Gözlerinin ardındaki karanlıkta minik ışık huzmeleri çakıp çakıp sönerken, kulaklarındaki uğultu tüm benliğini kaplamış, yaşıyor olduğuna dair bir kanıt aranırcasına hissiz bedenini kımıldatmaya çalışmıştı. Çok sonraları, yaşadığı o kısacık sürenin aslında ölümle ayarlanmış bir ön buluşma olduğunu fark edecekti.Yıldırım çarptı, demişti annesi. Hastanede gözlerini açtığı, ölümden döndüğü o ilk dakikalarda, kim olduğunu, nerede olduğunu, çevresindeki insanları algılamakta zorluk çekmişti. Başına geleni kavradığında ise, önce kısa bir şaşkınlık yaşamış daha sonraysa iradesini sarsan bir paniğe kapılmıştı. Oturduğu bankın çok yakınına düşen yıldırımın onu değiştirdiğine ve aslında bir sonraki randevu için onu damgaladığına inanıyordu. Ela için bunun en büyük kanıtı da vücuduna işlenen şe
All Rights Reserved