MUCİZE KORUYUCULARI

MUCİZE KORUYUCULARI

  • WpView
    GELESEN 551
  • WpVote
    Stimmen 85
  • WpPart
    Teile 2
WpMetadataReadLaufend
WpMetadataNoticeZuletzt aktualisiert So., Jan. 22, 2023
WpInfo
Belletristik
Fantasy
Aysa küçük bir kasabada annesi tarafından terk edilmiş bir şekilde babaannesi ve ablasıyla büyümüştü.Hayatı boyunca insanları anlayamadığından dolayı kendini suçlamıştı.Onların yaptıkları şeyleri neden yaptıkları hakkında en ufak bir fikri yoktu.Bu yüzden iletişim kurduğu insan sayısı sınırlıydı.Kitaplarla iletişim kurmayı seven biri olan Aysa'nın eline tanıdık bir yazarı olan bir kitap geçince, hayatında bazı şeylerin yanlış olduğunu anlar.Kitabın yazarı onu oldukça şaşırtsa da onu en çok şaşırtan kitabın adının onun geleceğinin en büyük simgesi olmak için var olacağıydı. Ya da zaten onun için şimdiden var olmuştu.Onun geleceğindeki Tanrı'nın mucizesine ulaşan yol,o var olmadan önce babaannesinin kendi elleriyle çizilmişti. --- "Çünkü gökyüzüm,benim ellerim kana bulandı artık senin gibi ruhlara çiçek açmıyor bu eller.Artık bu eller o ruhları boğuyor."
Alle Rechte vorbehalten
#163
krallıklar
WpChevronRight
Werde Teil der größten Geschichtenerzähler-CommunityErhalte personalisierte Geschichtenempfehlungen, speichere deine Favoriten in deiner Bibliothek und kommentiere und stimme ab, um deine Community zu vergrößern.
Illustration

Vielleicht gefällt dir auch

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Tamamlandı-
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Mehr Details
WpActionLinkInhaltsrichtlinien