
Bakışlarını trenin maşinist olan kısmına çevirdi, tren nasıl raydan çıktı? Bunu düşüne düşüne elini çenesine koyup, gözlerini kısarak incelemeye devam etti. "Komiserim" "Söyle Çaylak" "15.vagona bakmanız lazım"-dedi ve sabırsızca baş komiserine baktı. Çayından son bir yudum aldı ve geri bıraktı bardağını. Trenin son kısımlarına yakın olan vagona ilerledi, çaylağın arkadan gelmesi ile bakışlarını ona çevirmeden "Ne var orada?"-dedi. "Komiserim, kendiniz baksanız daha iyi olur. Daha diğer arkadaşlar oraya bakmadılar. Her kesten önce sizin bakmanız uygun olur."-dedi. Kafasını salladı ve zaten yanına vardığı vagonun haline baktı, trenin en çok zarar gören kısımlarından biriydi. Sol tarafı oldukça ezilmiş ve camların büyük bir kısmı çatlayıp yere dökülmüştü. Raydan çıkmasına rağmen bir kısmı yerde sürüklenme gibi oldukça derin izler bırakırken, diğer tarafı itilmiş ve geri yerine gelmiş gibi bir kaç izden ibaretti. Vagonun koyu yeşil rengi yer yer çizilirken gümüşü rengi ortaya çıkarmıştı. "Evet, sorun nedir çaylak?"-dedi ona dönerken. "İçeriye bakmamız lazım"-demesi ile baş komiser kaşlarını kaldırdı sorgularcasına, fakat çaylağın oraya ilerlediğini görünce o da ardından içeri girdi. Girdiği oda diğerlerine nazaran biraz daha lüks ve 4 kişilik yatak, iki tane komid, etrafa dağılmış kıyafetler ve saire vardı. "Sabrım taşıyor artık, sorun nedir söyleyecek misin?"-dedi, çünkü odada garip bir şey yoktu, çaylak kafasını sallayıp sağ tarafta bulunan komidin kapısını açtı, lakin açması ile de yüzünü buruşturup eli ile orayı göstermesi de bir oldu. Gösterdiği yere baktı fakat içinde kırmızı sıvı olan 3 litre büyüklüğünde bir kavanozdan başka bir şey yoktu. İncelemek için komidin yanına ilerledi ve dizlerinin üzerine çöktü komidin içine bakmak için. Fakat bir anda burnuna dolan meAll Rights Reserved
1 part