Lalin

Lalin

  • WpView
    Reads 198,539
  • WpVote
    Votes 9,186
  • WpPart
    Parts 22
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Apr 2, 2022
İkizlerin bilmesi gereken önemli bir konu var, öncelikle sizden çok özür dilerim çocuklar, üçünüzden de özür dilerim. Ah hayır yanlış falan yazmadım üçünüzden... . "Sonuçlar olumlu yönde Asaf Bey, Lalin Korca ve Ekin Yatkın'dan alınan örnekler uyuşuyor; isteğiniz üzere Çağın Bey'den alınan örnekler de Lalin Korca ile uyuşuyor" . Korktu Ekin 'Ya onu iyi bulamazsak?' diye düşündü 'Ya ona zarar vermişlerse, ya benim küçüğümün canını yakmışlarsa?' dedi beyni Çağın dokunsalar ağlayacaktı 'Nasıl kardeşim ben?' dedi kendi kendine 'Biriciği düştüğünde onu ayağa kaldıramayan, onu korkutan çocuklara karşı koruyamayan birini nasıl kardeşi, abisi saysın ki' diye düşündü Ekin üçüzlerin en büyüğüydü, sonra Çağın doğmuş, en küçükleri olarak Ecrin de katılmıştı onlara sonradan Bilmiyorlardı... Küçükleri, minik bebekleri dolaptaki canavardan korkunca kime sığınmıştı bilmiyorlardı... Var mıydı sığınacak bir limanı, evim diyebileceği, yanında huzur bulup güvende hissettiği biri var mıydı bilmiyorlardı...
All Rights Reserved
#221
abiler
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • RUH-U REVAN
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines