YAKAMOZ

YAKAMOZ

  • WpView
    Membaca 22,281
  • WpVote
    Vote 2,059
  • WpPart
    Bab 40
WpMetadataReadDewasaLengkap Kam, Jul 21, 2022
12 yaşındayken şöyle bir cümle okumuştum ve bana öyle derinden dokunmuştu ki... Kalbimdeki sızıyı dün gibi hatırlıyorum. 'Perdeleri güneş yıpratır çocuk, kızlarıysa babaları.'* Ben yıpratılmamıştım bile. Benim canıma kastedilmişti, aldığım nefese göz dikilmişti. Kimsesiz bırakılmıştım. Hayatımı kendi başıma kurmuştum. Şimdi olduğum kadına ulaşırken yoluma dizdiğim her taşta benim emeğim vardı, sadece benim emeğim. Kendi kendimi yetiştirmiştim. Bir ailem olmamıştı. Bir ailem olmamıştı ama sekiz yaşındayken kendime verdiğim sözü tutmuştum. Bir daha kimsenin bana üzülmesine ve acımasına izin vermemiştim. Kendi ayaklarımın üstünde durdukça güçlenmiş ve özgürleşmiştim. Sevmiştim, sevilmiştim, aşık olmuştum, başarmıştım ve her şeye rağmen bir zamanlar aile kurmak istemiştim. Kuramamıştım. Olmayınca olmuyordu bunu artık anlamıştım. Ben bir karanlıktaydım ve burada hiç ışık yoktu. Benim karanlığımda yalnızca gölgeler vardı, göz yanılmaları vardı ama ışık yoktu. Her gecenin bir sabahı yoktu, upuzun geceler vardı. Bitmeyen gecelerim vardı... Ancak bitmeyen gecelerime inat gölgelere yenilmiyordum, gölgelerle oynuyordum. Artık kimsenin avı değildim. Üzerime oynanan tehlikeli oyunların içinde av olmayı da avcı olmayı da öğrenmiştim. Onlar gibi oyun kurmayı öğrenmiştim. Beni devirmek kolay değildi, acılarımın arkasına gizlenmiyordum. Acılarımı ruhumda ve vücudumda taşıyarak önüme çıkan her taşı, bitmeyen bir güçle kaldırıyordum. İnadına yaşıyordum bu hayatı ve inadına yaşamaya devam edecektim. Gitmiyorum, buradayım. Çiftlikte, serada, nefes aldığın her yerde gözünün önündeyim. Aldığım nefese göz diktiğin yerde, seramda, sana inat yaşıyorum. *Tomris Uyar Yayınlanma Tarihi: 11.07.2021 Tamamlanma Tarihi: 21.07.2022
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Şebefruz
  • KAYIP İZ  🚬 BİZE SEN KALA 5
  •  İLANİHAYE
  • BOZUK PARA (final oldu)
  • Aşk'a Direniş
  • HÜKÜMSÜZ
  • YILDIZ OYUNCU (Tamamlandı)
  • AŞKA TUTSAK 🚬 BİZE SEN KALA 3
  • GURUR SAVAŞI GSK SERİSİ 2 (ROMANİKA'DA)
  • Mahallenin Ağır Abisi (DELİKANLI)
Şebefruz

Ezra Erdem, karanlığın adamı değildi. O tam olarak karanlığın kendisiydi. Bizim hikayemiz toz pembe değil, grinin en sisli haliyle başlamıştı. Babamın borcuna karşılık, Türkiyenin gelmiş geçmiş en acımasız mafyasına verilmekti kaderim. Çok ilkel değil mi ? Fakat ailemi, kahramanım olan babamı o pislikten korumak bu sefer benim ellerimdeydi. Ellerime yüklenen bu ağırlık, ellerimi ve ruhumu her ne kadar yaralasa da, hayallerimi yırtarak bu yaralara sarmıştım. Bu yaralardan kan değil çaresizliğimin sessiz haykırışları akıyordu. Ruhum kendini düşlerime asmış, intihar etmişti. Bedenim her şeye inat dimdik durmaya çalışırken, umudum ; göz yaşlarımı biriktirdiğim denizde boğularak can vermişti. Buraya kadar her şey çok karanlık. Kalp kalbi görmüyor, kimse sol yanlarının sessizce haykırdığı yardım çığlıklarını duymuyordu. Ta ki o ana kadar. Yağmur yağdı, gökkuşağı ortaya çıktı. Nefretin erittiği gökkuşağı yer yüzüne akarak kalplere doldu ve o an kapı tıklandı... Gelen her şeyi değiştirecek olan ; AŞK'tı. Bu karanlığın aydınlanma hikayesi değil, bir aydınlığın öldürülüşünün hikayesidir.... © Tüm hakları saklıdır. İznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Yayın tarihi ; 20 Şubat 2015 NOT ; İznim olmadan Şebefruz ve Leyl-i Tarık isimleri kullanılamaz. 17.12.2017 Genç kız edebiyatı #3

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan