▪︎ Kitabın Şarkısı: "Buray - Deli Kız" ▪︎
İstanbul gibi büyük bir şehrin içinde, tüm saflığıyla, hâlâ daha eski mahalle kültürünün yaşatıldığı, kentsel dönüşümün sadece evleri dönüştürdüğü,
Birbirinden deli aşkları,
Acı vuslatları,
Yarım kalmışlıkları, olsa da düştüğünde kalkmayı bilenlerin, pes etmeyenlerin hikayesinin yazıldığı yer Sema Mahallesi.
~•~
Çardak sallandı. Yanıma biri oturmuştu. Tanıdığım ya da yabancı... Kim olduğuna bakacak mecalim yoktu.
"Lütfen, gidin." dedim. "Yalnız kalmak istiyorum."
"Bu durumda kimse yalnız kalmak istemez." Duyduğum kalın ses tonu... Ozan... Göz hizama bir peçete girdi. Başımı kaldırdım, sağıma baktım. Komiser Ozanla göz göze geldik.
"Bilmişlik taslama. Hiçbir şey bildiğin yok."
"Bilmeme gerek var mı?"
Önüme döndüm. Peçeteyi aldım. Bir süre sadece ağladım. Ozan yanımda sessizce oturdu.
Kalbimin çığlığı kendi içimde yankılanıp duramazdı, birine duyurmam lazımdı. Ozan'a baktım. Çığlığımı duysa üstümden büyük bir yük kalkması dışında başka ne olabilirdi ki?
"Aldatmış beni."
"Bana bunun için ağladığını söyleme."
"Neden ağlamayayım ki? Cenk... Benim çocukluğum, gençliğim... Gerçek anlamda her şeyimdi. Her şeyimi kaybettim. Ben ona ne yaptım? Neden böyle yaptı?" Göz yaşlarımı elimin tersiyle sildim.
"Sana bir cevap vermek istedim ama bunu yapamam. Sadece..." Sustu. Ensesini kaşıdı. Dudakları arasından çıkacak kelimeleri düşünüyor gibiydi.
"Yerinde olsaydım canımı sıkmazdım." dedi. "Cenk kaybetti, sen kazandın çünkü Cenkle hayatını birleştirmeden onu gerçekten tanıdın. Bunun için sevin, üzülme."
Haklıydı. Ozan'ı başımla onayladım. Çok hafif sırıttım, sırıttı. İlk defa alay etmek için gülmüyordu.
"Teşekkür ederim." dedim.
"Teşekkür için değildi."
Ayağa kalktı. Yanımdan ayrılmadan önce bana omzunu
All Rights Reserved