EFLAL
  • WpView
    Reads 230
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jul 28, 2021
''Baba!'' diye çığlık atabilmiştim. O kadar gürültünün arasında sesim babama nasıl ulaştı bilmiyorum ama soluma baktığımda babamın bir masayı kendine ve emniyet müdürüne siper etmiş, şarjörünü değiştirirken görmüştüm. ''Baba! Annem çok üşüyor yardım et!'' Annemin elini avuçlarımın arasına alıp ısıtmaya çalışıyordum ama nafile. Yapamadım. Beceremedim. Annemi ısıtamadım. Annem gidiyor muydu? Son kalan gücümle babama bağırdığımda donup kalmıştı. "Baba! Annem gidiyor baba." Babama tekrar bağırdığımda girdiği şoktan kurtulmuş koşarak yanımıza geliyordu. Bir adım, iki adım, üç adım... Daha fazlası olmadı üç el ateş sesi oldukça yakından geldi. Babam dizlerinin üzerine çöktüğünde elinden silahı kayıp gitti. Yüzünde gördüğüm ifade acı çektiğiydi. Ama acısı kendine mi yoksa bize miydi? Annemin gidişine mi yoksa beni kimsesiz bırakışına mıydı? Deniz gözünden bir damla yaş düştü. Her şey bitmişti. Ben bitmiştim. Biz bitmiştik. Bu gün. Bu gün bizim yok oluşumuzdu. ''Baba!'' Bu çaresizliğin haykırışıydı. Bu kimsesiz kalmış bir kızın haykırışıydı. Bu son haykırışım oldu. Silah sesleri sustu, çığlıklar dindi. Bu mahşer yerinde bir kızın ruhu öldü. Bu mahşer yerinde bir kızın kalbi paramparça oldu. Bu mahşer yeri artık sönmüştü.
All Rights Reserved
#320
heyecan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Mafyaymısmıs
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Sirayet|Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines