ihtiraz | texting

ihtiraz | texting

  • WpView
    LECTURES 32
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Chapitres 1
WpMetadataReadContenu pour adultesEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication dim., févr. 22, 2026
05*: Sen uslu bir kızsın Doğa. 05*: İkimizde bunu yapamayacağını biliyoruz. 05*: Bu tiyatroya bir son ver artık. 05*: Uzaklaş ordan. 05*: Bu sana son uyarım. Göz ucuyla yazdıklarını okurken artık onu dinlemeyecek olmanın rahatlığıyla gülümsedim. Artık beni yönetemeyecek, istediklerini yaptırıp bana acı çektiremeyecekti. Telefonu aşağıya fırlatırken bile aklımda acaba cezam ne olurdu düşüncesi geçiyordu. Beni öyle bir hale getirmişti ki her şeyi onun isteyeceği şekilde yapıp düşünür olmuştum. Ruhumu bir kafese kapatmış ve onu yavaş yavaş yok etmişti. Yaşayan bir ölüden farkım kalmamıştı artık. Bedenim yaşasa ne olurdu ki? Gözlerim az önce fırlattığım telefonun çarptığı kayalıklarda gezindi. Hırçın dalgalar çarpıyor adeta kayalıkları bağırtıyordu. Korkutucu yükseklik bana hiçbir şey hissettirmezken birazdan o kayalıkların üzerinde olacağımı bilmek ruhumu titretmişti. 'Özgürlük mü istiyorsun?' demişti bir keresinde. 'Evet' dediğimde 'o zaman bunu hak etmelisin' demişti. Hak etmiştim değil mi ben bunu? Bitmişti artık. Kuş kafesten ayrılıyor, özgürlüğüne kavuşuyordu. Benim özgürlüğüm ruhum bedenimden ayrılınca olacaktı. Ondan kurtulmamın başka yolu yoktu. Artık bundan emindim. Bir adım daha yaklaştım uçuruma doğru. Tek bir adım daha atsaydım bitecekti ancak duraksamıştım. Bana yaptıkları ve çektiğim acılar bir bir gözümün önünde dönerken beynim dur sinyali veriyordu. Her şeyimi kaybetmiştim. Yaşamanın ne anlamı vardı ki? Derin bir nefes alıp gözümden akan bir damla yaşı kolumun tersiyle sildim. Ağlamayacaktım. Gökyüzüne son kez bakıp kendimi boşluğa bırakırken ardımdan tanıdık bir ses duymuştum ancak artık çok geçti. Bedenim çoktan soğuk kayalıklara çakılmıştı. *Yetişkin İçerik
Tous Droits Réservés
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • ÇİÇEKTEN TAÇ
  • Kayıp Bordo Bereli
  • KAN VE BUZ | BxB
  • Gecenin Komutanı
  • MANOLYA
  • SENİ YAZDIM KALBİME
  • KANLI HARBİYE
  • Garip Bir Öykü
  • Alya Asil  (GERÇEK AİLEM)
  • BAŞ BELASI/ *Yarı texing* (TAMAMLANDI)

İklil, bir askeri sevmenin ne demek olduğunu zamanla öğrendi. Bu; birini sevmekle birlikte, onu her kaybetme ihtimaliyle yaşamayı da kabul etmekti. Kılıç'ın hayatı emirlerle şekilleniyordu. Ani gidişler, yarım vedalar, tarihleri belli olmayan dönüşler... İklil'in hayatı ise beklemekle. Beklerken güçlenmeyi, korkarken dimdik durmayı, özlerken sessiz kalmayı öğrendi. Çünkü bazı aşklar el ele yürüyerek değil, uzaktan aynı gökyüzüne bakarak yaşanır. Her görev aralarına giren mesafeyi biraz daha büyütürken; her dönüş, sevgiyi biraz daha derinleştirdi. Ama o soru hiç değişmedi: Ya bir gün dönmezse? Ve Kılıç, her operasyona giderken geride bıraktığı kadının gözlerini düşündü: Bir kalp, hem vatanı hem aşkı aynı anda taşıyabilir mi? Bu, savaşın ortasında değil; Savaşın gölgesinde büyüyen bir aşkın hikayesi. Bazı aşklar Çiçekten bir Taç gibidir... Zarif görünür. Ama taşıması sandığımızdan daha ağırdır. ~ Bu kitapta geçen kişi ve kurumların tümü hayal ürünüdür. Kitaptaki olayların hiçbiri gerçek değildir.

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives de Contenu