We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
ŞEYTANİ EFENDİ

ŞEYTANİ EFENDİ

  • WpView
    Reads 5,132
  • WpVote
    Votes 422
  • WpPart
    Parts 21
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Sep 17, 2023
WpInfo
Fiction
Fantasy
Gözlerden uzak bir yerde, zirvede oturan adam soğuk gözlerle ayaklarının altında kalan orduya baktı. Sonu görünmeyen ordudan yayılan ölümcül auradan hiç etkilenmemiş, üstüne oldukça rahat bir şekilde oturuyordu. Konuşmak için ağzını açtığında bedeninden patlayan katil niyetli aura ile herkesi baskısı altına aldı. "Kendi ırkımın bile bana ihanet etmesi... Hepinizi öldüreceğim için üzgünüm!" dedikten sonra dağın zirvesinden aşağıya yıldırım gibi atladı. O kadar hızlıydı ki gözler ile takip edilemedi. Yere indiğinde ise büyük bir yarık oluşmuştu. Hafif bükük belini doğrulttuktan sonra hiç beklemeden orduya doğru atıldı. Bulunduğu kainatın en güçlüsüydü, bu zamana kadar yalnızdı ve bundan sonra da yalnız olacaktı. Çünkü kendi ırkı olan şeytanlar bile onu öldürmek için ona ihanet etmişti. Adam karşısında duran bütün orduyu katletmeye başladığında denge ve düzen bozulmuştu ve geri dönüşü olmayan bir yola çıkmıştı...
All Rights Reserved
#456
büyü
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines