SAVCI HANIM

SAVCI HANIM

  • WpView
    Reads 47,969
  • WpVote
    Votes 1,809
  • WpPart
    Parts 48
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Apr 29, 2024
Kokusunu soluduğum zaman hayata dayir bir amacımın olduğunu hissetmem normaldi sanırsam. Sonunda müzik sona ermiş ve kimseyi umursamadan gözlerimizi birleştirmiş öylece duruyorduk. -"Bana iyi geliyorsun Umay beni sakinleştiriyorsun yaşamama sebep sunuyorsun. Bakışların ile kalbimin olduğunu hissettiriyorsun. Ah be kadın ne yapıyorsun bana böyle. Sabah uyandığımda yanımda akşam uyuduğumda yanımda kısaca her anımda yanımda olsan ya savcı hanım" Anlını anlıma dayamış gözlerini kapatmıştı. Bana itiraf ettikleri kalbimi tekletsede asla belli etmemiştim. Yavaşca anlımı geri çekip gözlerine baktım. -"Sen ateş'sin ben ise su biz yan yana gelemiyecek kadar imkansızken sen hayatlarımızı birleştirmek istiyorsun. Biz senin ile bir olamayız polat ÇAKIR" Buz dağı kadar sert olan o adam yine yıkılmıştı. Yine can evinden vurmuştum onu. Yavaşca ellerimi omuzlarından indirip avcuna koydum. -"Ben yaralı bir kız çocuğuyum, yaralarımı sana emanet edicem peki sende onları kanatırmısın?" Dişlerini göstererek gülümsemişti. İçimi ısıtırcasına gülümsemişti. -"Biz emenetimizi başımızın üzerinde taşırız be kadın. Sen yeterki bana bir adım gel. Yetmedimi günlerce peşinde deli divane olduğum?" Avcumdaki elini sıktım hemen, anlımı göğüsüne koyup gülümsedim. -"Artık vuslat zamanı Polat"
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines