GÜN DOĞUMU

GÜN DOĞUMU

  • WpView
    MGA BUMASA 5,952
  • WpVote
    Mga Boto 176
  • WpPart
    Mga Parte 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeHuling na-publish Mon, Aug 29, 2022
"Etrafı incelemen bittiyse içeri geç patron bekliyor." Görkemli kapıdan içeri girer girmez görmek istemediğim en son şey bile olamayacak bir şey görmüştüm. Ahmet Karaçınar ve önünde diz çökmüş olan kardeşim Selim ve kafasına dayalı olan silah. "Selim..." "Abla nolur evlenme bu adamla. Bırak öldürsün beni hayatını mahvetme. Evlenme!" "Selim bunu yapamam göz göre göre seni öldürmesine izin veremem. Evlenmek zorundayım. Ayrıca sen yokken nasıl hayatıma devam etmemi istersin. Bir tek sen kaldın Selim seni de kaybedemem..." "Abla yapma bu adam sana hayatı zehir eder. Yapma..." "Korkma ablacığım bana hiç kimse hiç bir şey yapamaz!" Doğru söylüyordum yapamazdı. "Lanet olsun dur tamam evleneceğim nolur ona zarar verme." Dedikten sonra tek duyduğum şey tek el silah sesi ve yere yığılan Selim. "SELİM!!"
All Rights Reserved
#987
düşman
WpChevronRight
Sumali sa pinakamalaking komunidad ng pagkukuwentoMakakuha ng personalized na mga rekomendasyon ng kuwento, i-save ang iyong mga paborito sa iyong library, at magkomento at bumoto para lumago ang iyong komunidad.
Illustration

Magugustuhan mo rin ang

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Karagdagang detalye
WpActionLinkMga Alituntunin ng Nilalaman