SİYAH& BEYAZ

SİYAH& BEYAZ

  • WpView
    Reads 409
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 21
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jun 2, 2025
WpInfo
Fiction
Romance
Hayat bir arbedeyse eğer cephede savaşanlar hissiz mi olmalıydı yoksa tarafsız mı? Yaşadığınız hayat eğer yanlışsa onu doğru yaşamaya çalışamazdınız. Yanlışsa yanlıştı işte. Hayat değiştirilemezdi. Siz bu dünyaya acı çekmek ve yanmak için gelmiştiniz. Biz gibi... Koparıldık, sürüklendik ve acı çektik. Daha doğrusu çektiğimiz tek şey acı olsaydı keşke. Her şey zor gelmeye başladığında çelimsiz vücutlarımız kendini bıraktı ta ki birileri onları yakalarından yakalayana dek. Her şey o an daha kötü bir hal almaya başladı. Anlamsız döngümüz, ihtiyaçla anlam kazanmak istedi ama başaramadık. Bir hiçbir şeyi kazanamadık. Tabi tek bir şey dışında. Bir amaç uğruna toparlanan bir avuç çocuk olarak bize ancak bizi verebildiler ve biz bu savaşta sadece birbirimizi kazandık. Fazla bir şey istemedik ama bilirsiniz. Hayat iyilere hiç adil davranmaz... *** " Senden hiçbir şey istemedik abi, hiçbir şey. Neden yaptın bunu bize? " bağırışı ortalığı inletti. " Anla artık çocuk, bu dünyada her şey karşılıklı. " dedi hissizce. Bizden korktuğunu anlayabiliyordum. Karşısına dağ gibi dikilmiştik. Ne o eskisi gibi güçlüydü ne de biz artık yakamızdan tutup savurabileceği çocuklardık. Çarklar dönmüştü tersine ve o bundan çok rahatsızdı. " Bizi kullandın. Bir hiç uğruna hayatlarımızı yaktın. " dedi Ozan. Oldukça öfkeliydi. Her an her şeyi yakıp yıkabilecek kadar ateş püskürüyordu elaları. " Bir hiç uğruna değildi. Sizi toplamak zorundaydım. Size bir ev verdim, karnınızı doyurdum lan ben. Karşılığı olmayacak mıydı? " dedi sinirle. Artık o da sakin değildi. " Biliyor musun abi? " dedim duygusuzca. Bakışları bende durdu. " Değmezmişsin. Arkanda her daim durmamıza değmezmişsin. " dedim. Bakışlarındaki sarsıntısıyı hissettim. Asıl savaş işte şimdi başlıyordu...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines