slow burn

slow burn

  • WpView
    Reads 2,206
  • WpVote
    Votes 406
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jul 29, 2025
Slow burn, zamanla ve yavaşça gelişip büyümek anlamında kullanılan bir deyim. Hayatın biraz sığ, küçük ve siyah-beyaz olduğu dönemlerin muhteşem bir karşılığı. Asla bitmeyecek bir sürecin başlangıç noktası. Bu hikaye ise, tuhaflık derecesinde normal olmasını umduğum bir kötü çocuk-iyi kız klişesi. "...Doğrularının içindeki tek yalan şimdi tüm yalanlarının içindeki tek doğru haline gelmişti. Emin olduğu, güvendiği her şeyin bu denli pamuk ipliğine bağlı olması benliğinde bir şeylerin yer değiştirmesine, kendine yabancılaşmasına sebep oluyordu. Şimdi Rüya, tüm mükemmelliğinde uzakta, bir tuvalette oturmuş avcuna karaladığı formüllere korkuyla bakarken Güneş'i düşünüyordu..." ("Hormones" adlı Tayland gençlik dizisinden esinlendiğimi de ekleyeyim. Nadiren doğru anlatılan kötü çocuk karakterine sahip, güzel bir dizidir kendisi.)
All Rights Reserved
#8
iyikız
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines