SÂYE
  • Reads 10,832
  • Votes 722
  • Parts 26
  • Reads 10,832
  • Votes 722
  • Parts 26
Ongoing, First published Aug 27, 2021
Anlamsızca bana bakıp pencereye doğru ilerledi. Baktığı gökyüzü bile onu ferahlatmamış olmalı ki geri döndü. Önce bir durakladı, söylemekte kararsız kaldı ama söyledi. Kustu içindekileri.

"Sen bir kendine dürüst olsana!"

Bağırışıyla sarsıldım, odamın duvarları üzerime yıkılacak sandım. Yıkılmadı yüzsüzler.

"Önce kendine dürüst ol! De ki; ben bu bebeği istemiyorum! Ben daha seni kabullenememişim, bebeğini mi kabul edeceğim de! Desene Dila, susma. Sen sustukça ben tükeniyorum, görmüyor musun?"

Gözlerime dolan yaşlar kurudu gitti. Yüreğimin tam üzerinde kızıllaştı, yüreğim delinmiş üzerindeki o kızıllıkta kanmış. Fark etmesi zor oldu.

Arslan elini kolunu sallayarak tüm hiddetiyle içindekileri kustu. Neler neler dedi de umursamadım, umursamak da istemedim ama duydum.

"Ben, sen kendini toparla diye çabalarken kendimi tüketiyorum ama sen bana dürüst bile olamıyorsun!"

En çok bu dokundu sanki bana. Çünkü ona hep en dürüst yanımla yaklaşmıştım.

"İlk gün, o ilk gün sana dokunmayacaktım! Belki normal bir evlilikmiş gibi davranırsam olur dedim, olmuyor. Aptallık bende işte! Seni gördüğüm halde, tanıdığım halde çabalamaya devam ettim. Düz duvara hiç tırmanılır mı ki Aptal! Aptalım ben Aptal."

En çok bu dokunmuş oldu bana. Kocam olduğuna pişman olan, Arslan.
All Rights Reserved
Table of contents
Sign up to add SÂYE to your library and receive updates
or
#11kirginlik
Content Guidelines
You may also like
GECENİN İZİ by hisssizyazar
40 parts Ongoing
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
You may also like
Slide 1 of 10
AYNI BIÇAĞIN SIRTINDA (+18) cover
BIÇAK SIRTI - BXB - GAY cover
MAZHAROĞULLARI cover
Sarmaşık [BxB]  cover
GECENİN İZİ cover
Kara Gül  cover
İMDADIM cover
ÖFKE ÇİÇEĞİ  cover
KONUK SEVMEZ DENİZ cover
🌼PAPATYA 🌼(Düzenlenecektir) cover

AYNI BIÇAĞIN SIRTINDA (+18)

66 parts Ongoing

Çok istediği bölümü kazanmak için çok çalışmış ve sınav sonucunun açıklanmasını büyük bir sabırsızlıkla bekleyen genç bir kız. O çok beklediği sonucun açıklanacağı günün gecesi, sadece eğitim hayatını değil, tüm yaşamını etkileyecek olaydan bihaberdi. ⏳ "Ben seni tanımıyorum," dedim, soğukça. "Tanıyacaksın," dedi, sakince. Konuşma tarzında beni rahatsız eden bir şey vardı. "Daha çok zamanımız var."