Son Umut

Son Umut

  • WpView
    Reads 101
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Dec 12, 2014
WpInfo
Fiction
Romance
Yine can sıkıcı bir günün başındaydık,ne olduysa eve gidip mesajlarımı kontrol etmemle başladı.Eskiden hoşlandığım çocuk okulun ezik ünvanını aldığında ben okulun popileri ilan edilmiştim,bana attığı mesajı şuydu seni kendime kayık göremediğim için çok pişmanım beni affet lütfen Zeynep yazıyordu.Onu bi süre beklettim ve Hmmms ok bakarız dedim.Ertesi gün okula geç gittim ve Barış yani o okulun önünde yarım saat beni beklemiş,elindeki okul bahçesinden kopartılmış çiçekleri bana uzattı bense çiçekleri yere attım ve ezdim ve artık herşey için çok geç dedim ve beni eskiden çok üzdün dedim.Son olarak aklımdan çık dedim ve dirsek atıp yoluma devam ettim.Okul çıkışı yine beni bekliyordu ben de yüzünün ortasına tokatı geçirdim ve o an uyandım keşke gerçek olsaydı ama gerçekte ben onun peşinden koşuyorum ve o gerçek olamayacak kadar fazla yakışıklıydı,kalktığımda o kadar inanmıştım ki gerçek olmadığından ağlıyordum.
All Rights Reserved
#257
umit
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • ASENA
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines