İMHA ATEŞİ

İMHA ATEŞİ

  • WpView
    Reads 193,575
  • WpVote
    Votes 11,441
  • WpPart
    Parts 19
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jan 8, 2024
Tüm sanrılarının gölgesinde kendi kendinin celladı olan bir kadın. Esna Ünsal... Silahlar kuşanan, acılarını kucaklayıp bir kalkanla çevreleyen ve en sonunda kalbine konuşlanmış bir bomba ile kendine verdiği zararı imha eden kadın. Bomba İmha Uzmanı Teğmen Esna Ünsal! Siyahlara kuşanıp, karanlığa sığınmışlığıyla acılarına baş kaldıran, dünyanın tüm yükünü bileklerinde taşıyan bir adam. Alp Ateş... Göğüs kafesini kemikten bir hapishaneye dönüştürüp, savaş meydanını göğsünün tam merkezinde yaşatan bir asker. Alp Ateş! ❝Şimdi sen ve ben... Biziz. Tamam mı? Her şeye rağmen. Herkese karşı. Ve sen... Teslim olmak için savaş ilan ettin, öyle mi?❞ ❝Hayır. Omzuna yattığımda savaş istemedim.❞ Her şeye rağmen. Bir düştüler. İki düştüler. Yetmedi, bir kez daha düştüler. Habersizlerdi. Tabutlarını göğüs kafeslerinden kaldırdıklarından bile habersizlerdi. Birileri doğdu. Birileri öldü. Onlar mı? Onlar, sadece nefes aldılar. •
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines