Story cover for MEDUSA  by munaathia
MEDUSA
  • WpView
    Reads 774
  • WpVote
    Votes 116
  • WpPart
    Parts 3
  • WpView
    Reads 774
  • WpVote
    Votes 116
  • WpPart
    Parts 3
Ongoing, First published Sep 06, 2021
"Erkekler her şeye yetebilseydi, Tanrı kadını yaratmazdı. Ve bir kadın o kadar güçlü yaratılmıştır ki bir İmparatorluğu kurtaradabilir, o İmparatorluğu yıkadabilir."

• Bilinmeyen bir zaman ve bilinmeyen bir coğrafyada yaşayan yılan saçları ve bakışlarıyla taşa dönüştüren bir Prensesin hikayesi. •
All Rights Reserved
Sign up to add MEDUSA to your library and receive updates
or
#30medusa
Content Guidelines
You may also like
KIZILCA by __Katre__
21 parts Ongoing
Hafiften yaklaştı Yiğit. Bununla birlikte aynı anda geri gitti Dilruba. Yere bıraktığı bidona takılsa da Yiğit'e kalmadan toparladı kendini, azıcık utandı al al oldu yanağı. Öksürdü, soracağı sorudan emin olmayarak şöyle bir etrafta gezdirdi gözlerini Yiğit. Ağaca, kurda, kuşa, yerdeki tırtıla, köşede şip şip su içerek keyifle kendilerini izleyen kediye baktı. "Yavuklun var mı? Bi' sevdiğin?" Ani bir şok geldi geçti Dilruba'nın mavi gözlerinden. Köşedeki kedi bile şok olmuş gibi su içmeyi bıraktı. Bir tövbe çekti sessizce. 'Belli...' dedi kendi kendine. 'Bu az çapkın değil. Tipi de müsait az kız koşmuyordur bunun peşinden.' Bir elini beline koydu, eğilip bidonunu aldı eline. "Var!" dedi. Bilmem kaç bıçak saplandı Yiğit'in gönlüne. Ardından söylediği sözler bir bir söktü o bıçakları, yarasını sardı, üzerini bile öptü. "Kocam var benim, bebem de karnımda! Yanımda seni görürse vurur topuğundan alimallah! Hadi var git yoluna." Saçını savurur gibi başını salladı şöyle bir. İçinden 'Hıh!' demeyi de ihmal etmedi. Eli belinde ardını döndü, salına salına gitti tahta kapıya. Girmeden önce arkasını dönüp kontrol (!) etme amacıyla baktı sadece. Göz göze gelince çekemedi birazcık bakışlarını. Eli cebinde kendine bakıp gülümseyen adamda takılı kaldı gözleri. O hafifçe başını eğip selam verince kendine geldi. Omzunu silkti nazlı nazlı. Ayaklarındaki çamuru otlara silip girdi tahta kapıdan içeri. Ardında ise derince iç çeken Yiğit'i bıraktı şüphesiz. "Ah ulan!" dedi cebinden sigarasını çıkarırken. "Ah ulan Kızılca, yaktın beni!" Kızılca'sının onu yaktığı gibi o da sigarasını yaktı. Akşama kadar ayrılmadı oradan, belki camdan başını uzatır diye.
You may also like
Slide 1 of 10
Asla Bir Dük'e Aşık Olma cover
Gül-i Saltanat cover
Cariye'nin İkinci Hayatı cover
Dük ile Beş Çayı cover
ŞARLMAN | Iv. Baldwin (ÜTOPYA)  cover
YAZGI (BL) cover
Şafağın Şarkısı cover
Ölü Kralın Laneti cover
Kara Peçe cover
KIZILCA cover

Asla Bir Dük'e Aşık Olma

8 parts Ongoing

1812 İngiltere'sinde bir kadının kaderi kalbiyle değil, soyuyla yazılırdı. Margaret Hayes bunu herkesten iyi biliyordu. Yorkshire'ın rüzgârlı tepelerinde büyümüş, gölgede kalmaya alışmıştı. Ne göz kamaştıran bir güzelliği vardı ne de Londra salonlarında fısıldanacak bir serveti. En yakın arkadaşı bir kont kızıydı; Meg ise yalnızca onun yanında duran silik bir eşlikçi. Ta ki Londra sezonu başlayana kadar. Işıltılı balolar, kristal avizeler ve kusursuz reveransların ardında evlilik pazarlıkları dönüyordu. Genç kızlara tek bir şey öğretiliyordu: doğru adamı seçmek. Daha doğrusu, seçilmek. Meg'e ise başka bir öğüt verilmişti: Asla bir Dük'e aşık olma! Çünkü dükler kalple evlenmezdi. Güçle, soyla ve kusursuz ittifaklarla evlenirlerdi. Fakat kimse ona bir Dük'ün bakışlarının nasıl hissettirdiğini anlatmamıştı. Soğuk ve ulaşılmaz görünen o adam, salona her girişinde havayı değiştiriyordu. Hakkında fısıltılar dolaşıyor, kadınlar adını temkinle anıyordu. O ise kimseye gerçekten yaklaşmıyor, kimseye gerçekten bakmıyordu. Meg hariç. Bir bakışla başlayan şey, bir skandala dönüşebilir miydi? Bir Dük, kuralların dışına çıkabilir miydi? Ve Meg, kalbini koruyabilecek miydi? Çünkü Londra affetmez. Toplum unutmaz. Ve bazı aşklar, yaşanırsa her şeyi yakar