SİNEK KAPANI

SİNEK KAPANI

  • WpView
    Reads 26
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jul 9, 2026
"Masada avın kim olduğunu göremiyorsan, kafesin içindeki sinek sensindir." Kuzey için hayat, kusursuz oynanması gereken bir kumar oyunuydu. Kuralları o koyar, kartları o dağıtır, piyonları o hareket ettirirdi. Kaybetmeye tahammülü yoktu. Fakat sessizliği yüzünden herkesin Ahraz dediği, gizemli yeşil gözlü kızla yolları kesiştiğinde, yıllardır sakladığı saplantı kontrolden çıkmaya başladı. Onu yok etmek için en yakın arkadaşı Korkut'u bir maşa olarak kullanmaya karar verdi. Plan kusursuz görünüyordu. Korkut, kız kardeşinin hayatı karşılığında Ahraz'a yaklaşacak, onu kendine âşık edecek ve tam mutluluğu bulduğu anda kalbini paramparça edecekti. Ama hiçbir oyun, bütün taşlar hesaplandığında bile kusursuz değildir. Çünkü Kuzey'in görmediği iki ölümcül gerçek vardı: Gerçek aşkın hiçbir kurala boyun eğmemesi... ve masadaki gerçek avcının kim olduğunun sandığı kadar açık olmaması.
All Rights Reserved
#96
macera
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN YANSIMASI
  • AŞKIN YÜZÜ 🚬 BİZE SEN KALA 4
  • SINIR
  • SOLUCAN 1 ve 2. Kitap
  • KAPI 23:56
  • UMAY
  • Buzdan Gol
  • SESSİZLİK (TAMAMLANDI)
  • AYPERİ'M ( Sevdalı Adamlar 1)

Manevi ailesini kaybeden ve bundan dolayı manevi kardeşiyle arası açılan Berra Derin duyduğu hakaretlere, gördüğü dışlanmaya daha fazla dayanamayıp soluğu İstanbul'da alır. Kendine yeni bir yol çizmeye karar verirken hesapta olmadığı bir şey olur. Kaan Erdinç ile yolları kesişir. Kaan Erdinç'in geçmişi açığa çıkmasıyla beraber Berra kendini siyah beyaz dünyasında bulur. Bu dünyadan kendini uzaklaştırmak isterken Kaan'ın eli Berra'nın hep üstünde olur. ALINTI "Gideceksin dedim!" Dudağının arasından tısladı. Sinirli hali beni korkutuyordu. Fakat gitmemi istiyordu. Burasının benim için tehlikeli olduğunu söylüyordu. Beni mi düşünüyordu? Sanırım bu son soruyu bin defada tekrarlasam usanmayacaktım. Çünkü söz konusu bendim. "Benim hakkımda hiç bir şeye karar veremezsin anladın mı?" Yüzüne avazım çıktığı kadar bağırdım. İki ellerimle omzuna bastırdım. "Hiç bir yere gitmiyorum, bunu o taş kafana sok!" Kaan'ı omzundan iterek odadan koşar adımlarla çıktım. Arkamdan "Berra!" Diye kükredi. Asansörün kapısı açılınca '0' düğmesine bastım. Kapının hızlı kapanması için düğmeyi zorladım. Kapı yavaş yavaş kapanırken gözlerimi kapattım. Rahat bir nefes verip gözlerimi açtım. Asansör kapısının arasında el görünce çığlık attım. Tek eliyle asansörü durdurdu! "Sen manyaksın!" Yüz ifadesi beni çok ürkütüyordu. Üstüme doğru gelince kendimi kapana sıkışmış gibi hissettim. Hızlı bir hareketle herhangi bir asansör düğmesine bastı. Asansör ani bir çekimle durdu. Işıkların sönmesiyle gözlerimi kapattım. "Kes şunu!" Soğuk ve güçlü elini çenemde hissettim. Çenemi sıktığında acıyla inledim. Refleks olarak iki elimle, çenemi sıktığı elini tuttum. İtmeye çalışıyordum fakat gücüne karşı gelemiyordum. Ne yaptığını idrak etmeye çalışırken nefesini tenimde hissettim.

More details
WpActionLinkContent Guidelines