Siyah Kadar

Siyah Kadar

  • WpView
    Reads 6,681
  • WpVote
    Votes 301
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Sep 15, 2015
Denizin dalgaları gibiydi tutunduğumuz umutlar. Bir geliyor, bir gidiyor. Kaybettiğimiz umudu bize geri vermek istercesine kayalara çarpıyordu dalgalar. Sanki gelirken getirdiği umutları giderken götürmeyecekmiş gibi. Kafamı ona çevirdim ve o derin ela gözlerine baktım. "Senin dünyan ne kadar, Çağlar?" dedim gözlerine bakmaya devam ederken. Hiç düşünmeden "Siyah kadar," dedi. Afallar gibi oldum. "Başka?" Biraz durdu ve düşündü. Sonra o içinde kaybolduğum ela gözlerini bana çevirdi. Dudaklarının kenarları hafif bir şekilde kıvrıldı ve "Sen kadar, Toprak," dedi. Kalbim tekledi ve istemsizce bir gülümseme yerleşti yüzüme. Ona bakmaya devam ediyordum. "Sen hep böyle kal, olur mu?" dedim fısıltı gibi çıkan sesimle. "Nasıl?" dediğinde sesinde hafif şaşırmış bir tını vardı. Gülümsedim. "Siyah kadar. Ben kadar..." dedim.
All Rights Reserved
#16
bücür
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Mafyaymısmıs
  • Sirayet|Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines